iki kutbu da tam olarak yansıtmadığını düşündüğüm dizi. mutaassıplarda, ağırbaşlı görünsün diye fazlaca abartılmış ezik bir hal, hiç görmediğimiz başörtüleri; hele o saadet, müslümanlığın hoşgörüsünden zerre nasibini almamış, haset, emrivaki ve kibir içinde. şükran desen, iyi kalpli ve hanım kız görüntüsü çizmek için bir de tokat yemediği kaldı ki bence ilerleyen zamanlarda onu da yer. laik kesim ise şirret, her türlü zina, kötülük onlarda, özellikle en dekolte giyen ve en seksapel sahibi olanlar en yolluları; para desen mutaassıp kesimde yok, paraya sahip sözde laik kesim de mutsuz, tatminsiz. zaten feyza arada kalmış, öbür tarafa da göz kırpıyor. sanki mutaassıbın kocasını karısını aldatanı, paradan gözü döneni yok ya da laiğin maneviyatı kuvvetli olanı bulunmazmış gibi. kutsi de muhafazakar bir delikanlı olmaktan çok, her an "abi maçtan önce iki tek atalım hacı" diyecek bir tip gibi duruyor.
kendisini doktorlar dizisinde canlandırdığı hasta bakıcı tiplemesinden de hatırlıyoruz zaten.
neticede cuma günü oturdum ve izliyor muyum, izliyorum.