"insanı delik deşik eden sessizlikler var, geceyi bölen çığlıklardan daha beter. ve sen o sessizlikte ne demek istediğimi anladın. çünkü sen de çocukken bir kuş olmak istemiştin. yakınmadan, ortalığı ayağa kaldırmadan acı çekmeyi öğrenmek hayli zamanını almıştı. beni anladığında o kadar şefkatle baktın ki, sanki gözlerinle saçlarımı okşadın, gözlerinle ellerimi tuttun ve aynı gözlerle kahvaltına devam edebilirsin dedin.
bu sabah bir çocuk pencereye çıkıp yangın var diye bağırdı. sonra da koşup kendini denize attı. ölülerin üstüne basarak yürümekten yorulmuşsan bir balık olduğunu da düşünebilirsin"