bugün istanbul'a gittim ve çok güzel bir gün geçirdim. insan demek ki kendini yalnız hissetmediği birinin yanında olmak istiyor devamlı. veyahut kendi yalnızlığından daha iyi hissediyor onun yanında kendini. oturulan, gezilen mekanların hangileri olduğunu sormayın bana. hatırlamıyorum da zaten. insanın yanında böyle birisi olunca mekanın da önemi kalmıyor hani. zaman ise bir yarış atı misali son yüz metreye giriyor sanki. burun farkı ile değil de boy farkı ile kazanmak isteyen bir yarış atı yani. ve ben eriyorum. eriyorum ama anlatamıyorum da söyleyemiyorum da hissettiremiyorum da. sadece hissediyorum o kadar. ne kadar doğru, ne kadar yanlış veya ne kadar üçüncü şahısları ilgilendirir umurumda değil. tek bildiğim bana bir salise gibi gelen beş altı saatin ömrüm boyunca görmediğim mutluluklara tanık olmasıydı. bira içtim, sarhoşum.