beyoğlu sineması

entry15 galeri
    9.
  1. beyoğlu'Nun endüstriyel sinemaya direnen, alternatif film gösterimleriyle sinemaseverler için bir "vaha" işlevi gören salonlarından.

    alkazar sineması, emek sineması ve son olarak sinepop'tan sonra, onun da kapanma tehlikesi var.

    kapanmaması için bir imza kampanyasına başlanmış ve kampanya bir metinde duyurulmuş kamuoyuna:

    "Beyoğlu Sineması seyircilerini ilk kez bundan 22 yıl önce, 1989 yılının soğuk bir Aralık gününde selamladı. Sinemanın şimdiki müdavimlerinin büyük bir bölümü o zamanlar ya daha doğmamıştı ya da küçücük birer çocuktu. O zamanlar istanbul Film Festivali daha ancak 8 yaşında, gencecik bir festivaldi. Küçük kardeşleri !f ve Filmekimi ise o sırada akıllarda bile yoktu.
    O zamanlar Beyoğlu başka bir yerdi ve Beyoğlu Sineması, komşuları Emek ve Alkazar'la birlikte bu yeri "başkalaştıran" öğelerden biri oldu. Hepsinin salonları nice festivaller gördü, şimdi çok ünlü olan yerli, yabancı nice yönetmeni ilk kez seyirciyle buluşturdu, nice gencin hayatını, dünyaya bakışını değiştirdi, güzelleştirdi.
    Ne diyorduk, o zamanlar dünya da başka bir yerdi. Ama hepinizin bildiği gibi, zamanla önce Emek, sonra da Alkazar çek(tir)ildi sahneden ve şimdi Beyoğlu Sineması, herkesin zorla ve ısrarla birbirine benzetilmeye çalıştığı bir dünyada, zorla ve ısrarla "kendisi gibi" kalmaya çalışıyor.
    Aramızdan ayrılan, hep özlediğimiz, anısı hep bizimle olacak dost sinemalarımızı da selamladıktan sonra şöyle diyoruz:
    Beyoğlu Sineması, filmden önce cafesinde dostlarla oturup çay içerken, o sırada okunan kitaplardan ya da az sonra izlenecek filmin yönetmeninin önceki filmlerinden konuşmaktır.
    Beyoğlu Sineması, görkemli duvar resimleriyle dolu, kocaman ve nostaljik bir salonda film izlemek, geçmişe saygı duymak, şimdiyi duyumsamaktır.
    Beyoğlu Sineması, kalabalık program içinde gösterimden gösterime koşarken, yalnızca festivallerle, fuayelerde karşılaşılan arkadaşlarla ayaküstü konuşmak, hal hatır sormak, o yıl çok beğenilen, pek de beğenilmeyen ya da abartıldığı düşünülen tüm filmleri beş dakikada sayıp dökmektir.
    Beyoğlu Sineması, uzak sinemalar, yeni yönetmenler, bilinmeyen hikayeler keşfetmek; daha fazlasını heyecanla araştırmak, devamını sabırsızlıkla beklemektir.
    Beyoğlu Sineması, Pedro Almovodar'dır, Zeki Demirkubuz'dur, Kim Ki-Duk'tur, Fatih Akın'dır, Michael Haneke'dir, Jafar Panahi'dir, Seyfi Teoman'dır.
    Beyoğlu Sineması, bağımsızdır.
    Beyoğlu Sineması, sanattır.
    Beyoğlu Sineması, sinemadır.
    Yıllar geçip giderken, biz gücümüz yettiği sürece burada olmaya, yerli-yabancı sanat sinemasının, bağımsız yapımların en güzel örneklerini sizlerle buluşturmaya devam edeceğiz. Yolunuz düştüğünde sizleri de bekleriz, her zaman bekleriz."

    evet sinemasever sözlükçü, tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyasın:
    http://www.change.org/tr/...-kapat%C4%B1lamaz-2#share
    3 ...