türk mucit

entry35 galeri video1
    20.
  1. zaping yaparken rastladiğim ve hasbelkader 15 dk izledikten sonra gülmekten yerlere yattığım tv programı.
    yanliş anlaşilmasın; programın formatı ya da kalitesizliği değildi beni güldüren. elemelere katılan yaslı bir amcaydı. baslarda olayı tam olarak kavrayamadım. amcanın anlattıklarını bön bön izlemekle yetindim. amcam jurinin karşisina geçmiş butun ciddiyetiyle "dünyanın güneş etrafında dönmediği"ni kanitlamaya çalişiyordu. üstelik üşenmemiş bir de maket hazırlamişti.
    jüri üyeleri de hayli şaşkındı benim gibi. amca anlattikca anlatiyor, adeta içindeki bütün siniri boşaltiyordu. hayir anlamadiğim nedendi bu sinir? bağırıyor çağiriyor, juri uyeleri mudahale etmeye kalkınca da onları tersleyerek konusmaya devam ediyordu. en sonunda juri üyelerinden doç. mustafa akgul dayanamayip mudahale etti:

    -olur mu hiç öyle sey canım? bunun nasası var bilmem nesi var? insanlik artık uzaya sefer yapmaya basladi.
    (amcamın kaşlar catildi. cavabı sert ve keskindi)
    -yalan onlar yalan !!!

    juri habire durumu izah etmeye calişiyor, yarişmacı amca ise hepsine "yalan!" diye karşilik veriyordu. arada matematiksel hesaplar bile öne sürüyordu. en sonunda juriyi bilimsel gerçeklere yüz çevirmekle suçlayarak dişari çikti amcam. e kolay degildi tabi. yılların birikimiydi onunkisi. nasa masa hikayeydi. gerçi sempati duymadim da değil bu amcaya. her şey bir yana, tüm dunya tarafından kabul görmüş en temel bilgileri bile reddetme cesareti gösterdiği için hayranlik bile duydum. tek problem, yanliş zamanda yanliş yerde olmasıydı belki de. şöyle 400 sene evvel falan dogmus olsa, dunyanın eşkenar yamuk oldugunu bile kabul ettirirdi galileo ya. öyle bi azim fişkiriyordu gözlerinden.

    helal be dayı. sen cok yaşa e mi?
    2 ...