hem eti yenilen hem de ismi bir hakaret ifadesi olarak kullanılan hayvan.
almanyada durum bu. öte yandan -en basitinden- kendi bokunu yediği için domuz eti yemeyen bir çok avrupalı var.
bizdeki domuzseverleri ise anlamak güç. ben de yemiyorum, yemem. günah olduğu için değil, tiksinç bulduğum için.
türkler müslüan olmadan önce de domuz eti yemezlermiş.
geçen biri bir fıkra anlattı almanca. çeviriyorum, yanmasın:
tavşan, koyun ve domuz bir nehirden geçeceklermiş. timsah bunlara yardım edeceğini söylemiş. önce tavşanı almış sırtına ama yolda onu yemiş. sonra koyunu almış sırtına onu da midesine indirmiş. sıra domuza gelince onu sağ salim karşıya geçirmiş. domuz bu işe alınmış:
-beni niye yemedin.
+ çünkü ben müslümanım
fıkra bitince ben hemen kılıcımı kınından çıkarıp almanın başını gövdesinden ayırdım. dinimizle alay etmesine izin veremezdim.