yanlış tanınan bir hastalık. öncelikle ölümcül değildir. yani ms öldürmez. süründürür mü? hmmm evet işte onu yapabilir. yapar değil yapabilir. bu hastalığın diğer hastalıklar gibi bir seyri maalesef yok. kişiden kişiye hatta günden güne tamamen farklılık gösterir. bir gün sanki 50 yıllık bir felçli gibi olurken ertesi gün kendinizi maraton koşarken bulabilirsiniz. bir sonraki gün gözleri kaybedip daha sonraki gün "elf gözleri" niz size 27982734798234987 km uzaklıktaki bir sineğin dışkılamasını bile gösterebilir. bunun bir çok örneği mevcut. senelerce yatalak olup, 3 yıl içinde beynindeki plaklardan kurtulan ve normal sağlığına kavuşan insanlar mevcut. tedavi edilemeyen kısmı da işte burada başlıyor. yani kanserden kurtulur ve bir oh çekersiniz ama bu hastalıkta her an atak riski taşıyor şekilde yaşarsınız. yani dediğim gibi bu hastalıktan kurtuluş yok. bu iş tamamen ms'in keyfine kalmış bir şey. canı spor isterse yaptırır. yatıp dinlenmek isterse yatırır ve dinlendirir.
diğer bir yanılgı ise akıl hastalığı sanılması. ms tamamıyla fiziksel bir rahatsızlıktır. plaklar neredeyse hedef orası mantığı olduğundan, konuşma merkezinizi mesken tuttuysa bir bülbül bir dilsiz şeklinde ya da bir bülbül uzun bir süre dilsiz şeklinde yaşarsınız. görmeyse aynı ya da duyma ya da hafıza her neyse.
diğer bir yanılgı ise plak hastalık ilerlemesi. dediğim gibi plaklar sadece hangi bölgenin etkileneceği yönündedir. hastalığın ileri ya da erken olduğu konusunda bir fikir vermez. tek tük plakları olup nefes alması imkansızlaşan hastalar varken, 273927349 tane plakları olup ms olduğunun farkına varmayan kişiler de mevcuttur.
diğer bir yanılgı ise her ms'li kötürüm olacak nanesi. ms hastalarının %10-15'i hayatları boyunca ms olduklarını dahi bilmemektedir ki bunlar doktorların tespit edebildikleri. yani sessiz sedasız ölen binlerce insan dahil değil. geriye kalan kesimin %10'u ciddi manada risk taşımakta. hayatlarının geri kalanında ya da belli bir evresinde mutlaka tekerlekli sandalyeye muhtaç olacaklar ya da yatalak kalacaklar. ama dediğim gibi bunu da atlatanlar var.
başka bir yanılgı ise genetik faktör. yani ms'liyseniz çatır çatır doğurabilir ya da çatır çatır doğurtabilirsiniz. tavşan gibi üreyebilirsiniz bunda bir problem yok. veletleriniz sağlıklı olacaktır. tabii kamışı ya da garajı ms harcamadıysa. harcadıysa viagra falan halledin işte.
"ms olduğumu öğrendim derhal derneklere yazılmam lazım" al işte. mal. ağır hastaları gördükçe moral de gidecek. neyse bu konuyu geçelim.
şöyle bir toparlamak gerekirse:
1-öldüm bittim yapmayın. ms'in canı isterse fişinizi çeker ya da sessiz sedasız takılır. siz ms'e bırakın o ne yapacağını bilir.
2-sigarayı bırakmayın. doktor dese bile. kanıtlanmış bir etkisi yok ms'e. ama bırakırsanız normal bir insanda bile stres ve diğer psikolojik sorunlar yarattığını bile bile bırakın. yani normal bir insan bile sigarayı bıraktığı zaman 1 hafta ya da 1 ay neyse işte kendini toparlayamamaktadır. morale ihtiyacı olan bir hastalıkta 1 ay uzun bir süre. rahat 1-2 atak geçireceğinizi bile bile bırakın. pirince giderken evdeki bulgurdan olmayın. canınız sıkılınca yakın bir tane rahatlayın.
3-zırva zırva titreyip durmayın. az bi kendinize gelin adam olun ulan.
neyse allah şifa versin. yrb ile medikal sohbetlere lenfoma ile devam edeceğiz.