çoğu kimse gibi ben de windows 8 ile "developer preview" sürümünde tanıştım. (diğer adı alfa sürümü)
yükleme ekranı windows 7 ile aynıydı. yükleme bittikten sonra yeni başlat menüsüyle karşılaştım. her ne kadar yenilikçi dursa da ufak tefek detaylar eksikti. aynı zamanda menüde 8-10 tane kutucuktan başka bir şey yoktu. haliyle gözüme çok eğreti gözüktü.
ilk başta masa üstüne nasıl döneceğimi bilemedim. nihayet yolunu bulup masaüstüne dönünce büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. windows wista ve windows 7 de kullanılan areo arayüzü yine karşımdaydı.
tek değişiklik başlat tuşunun yuvarlak değil de kare ve siyah olmasıydı.
"ben bu sürümü daha kullanırım, güzelmiş hava atarım." mantığıyla tüm programlarımı ve sürücülerimi kurmaya başladım. ama o da ne?
office 2007 dışında neredeyse hiçbir programım kurulmadı. kurulanlar da çalışmadı. keza oyunlar da aynı akıbeti paylaştı. sürücülere hiç girmiyorum bile.
sonradan fark ettiğime göre işletim sistemi çekirdeğini sıfırdan yazmışlar. geleceğe dönük, radikal ve 128 bitlik sisteme geçilebilecek şekilde yazılmış. fakat üzerinde düşünülmesi gereken çok fazla hatası vardı.
"bu ne lan?" edasıyla kaldırdım işletim sistemini. zaten kaldırmasam da aktivasyon 7 gün içerisinde bitecekmiş.
uzunca bir süre windows 8 ile ilgili haberlere bakmadım. ama yeni "consumer preview" (diğer adıyla beta) sürümünün çıkacağını öğrendiğimde yine heyecanlanmıştım. hemen yükleyip yeniden denemek istedim.
kuruluş ekranı yine aynıydı. sadece ufak tefek değişiklikler vardı. yükleme bitip menü açıldığında ufak tefek detaylardaki hataların giderildiğini fark ettim. aynı zamanda birçok uygulamayı da menüye eklemişlerdi. artık metro arayüzü için eksik olan şey bol bol uygulama ve güzel bir uygulama dükkanıydı. bunun yanında tasarım ve geçişlerde ufak estetik dokunuşlar eklenmesi yeterliydi.
masa üstüne döndüğümde areo arayüzü neredeyse yine aynıydı. farklı olan şeyler ise dosya gezginindeki eklenmiş olan kısa yol tuşlarıydı. dokunmatik ekranlar için büyük kolaylık sağlasa da laptop ve masaüstü sistemler için gereksiz yer israfıydı.
uygulamalarımı yüklemeye heveslendim fakat bu sistemi uzun süre kullanmayacağımı bildiğim için deneme amaçlı birkaç şey yükledim.
sonuç gayet başarılıydı. sistem daha kararlıydı ve çekirdekteki hataların büyük çoğunluğu giderilmişti.
sildim, yine bir süre haberler ilgimi çekmedi. fakat bir ara birkaç söylenti duydum; "aero teması kaldırlıp yerine aero classic gibi şeffaf olmayan kaba bir tema getirecekmiş."
yeni sürümü merakla beklemeye başladım. yoksa masa üstüne gereken önemi vermeyecekler miydi? zorla metro arayüzüne bağımlı mı etmek istiyorlar bizi? ya da tabletler için masa üstü kasmasın diye mi yapmışları bunu?
bu soruları düşünüp dururken "relase preview" sürümü yayınlandı. "ya bismillah" nidalarıyla indirip kurdum.
kuruluş ekranı bayağı farklıydı. başlat menüsü açılınca "buraya kadın eli değmiş gibi olmuş." dedim kendi kendime. çok estetik, düzenli ve bir o kadar hoş gözüküyordu. masa üstü açılınca hemen arayüzü incelemeye başladım. köşeli, opak, renkli pencereler beni karşıladı. şimdi neden areo arayüzünü bu hale getirdiklerini anlamıştım. cam pencereler kadar şık gözükmese bile, metro ile çok uyumlu bir hale gelmişti. yüklediğim çoğu oyunu sorunsuzca açıp oynatıyordu.
fakat benim için tek sorun kalmıştı, casper kendi sürücülerini adam gibi güncellemiyordu. internetten tek tek bulmak imkansıza yakındı. tek beklentim windowsun kendi sürücülerine adam gibi destek vermesi olmuştu.
ve artık final (rtm) sürümü yayınlanmıştı. zaten windows 8 in çıkma zamanı da geliyordu. torrentlere güvenmedim normal yollarla indirmek istedim fakat 30kbps ile indiremedim. haliyle deneme fırsatım olmadı.
windows 8 çıktığı gün hemen indirdim yükledim. her yönüyle bir sanat eserini andırıyordu. minimalist, modern, işlevsel ve bir o kadar estetik. yeni çekirdekteki neredeyse bütün eksiklikler giderilmiş, hatta fazlasıyla stabil olmuş. bu zamana kadar ne metro arayüzünde ne de aero arayüzünde hataya rastlamadım.
hatta windows phone almaya heveslenip laptopumun dokunmatik olmasını dilediğim anlarım bile oldu. bu güne kadar teknolojide nelerin olacağını tahmin edebilen ben, şu andan sonra hiç bir tahminde bulunamıyorum.
tabletler? dokunmatik ultrabooklar? veya bu ikisinin karışımı harici klavyeli tabletler?
peki ya nokia? üst tabaka telefonlarıyla yeinden ivme sağlayacak mı? iphone un karşısında dimdik durabilecek mi?