annemin ölürken yaşadıkları , ağzında hortum , altı bezli, epilepsi krizi tutup , yere düşüp onu kanlar içinde bulduğumuz sabah gözlerimin içine bakıp " ölüyor muyum" ifadesi . benim de ona " henüz değil" anne deyişim . acı , fiziksel olarak ölmüş ananı , ambulanstan çıkardıklarında gördüğün an . acı ananın cesedini öpmek , hala onun sıcaklığını hissederek . acı, öldü dediklerinde duyduğun o yürek yanmasıyla " dur bir annemi arayayım " demen ... ama o an anlaman, ölenin annen olduğunu . acı, 41 yaşında annenin senin bilmediğin bir çocuğu olduğunu öğrenmen . acı, delice aşık olduğun adamın çocuğunu hiç aramaması . acı, gerçek babanın başka biri olduğunu acımasızca öğrenme , daha 8 yaşındayken . acı, sevdiğin dostunu lohusa iken kaybetmen . acı, dayak yemen, terk edilmen , ihanete uğraman . acı, acımak birine içten ve delice . acı, bazen bir seçim ve varoluş... acı, bazen eksilen, bazen çoğalan bir sen...