Sakıncanın nerede olduğunu anlayamadığım durumdur. Bir düğün salonu işletmecisinin çocuğu olarak söyleyebilirim ki, bugüne kadar yaptığımız şakirt kına gecelerinde bırakın içeriye tanıdıkları bir erkeği sokmayı, düğün salonu işletmecisi olarak babamı dahi içeriye sokmamışlardır. Mevlütlü düğünlerde ilk önce karışık oturup, ardından araya bir branda gererek oynama merasimine geçtiklerini de çok gördüm. Haremlik-selamlık yani... Hatırlarım da bir ateist olan babam bu düğünlerde gizliden gizliye odasında rakı içerdi. Ancak bugüne kadar "ne yapıyor yahu bunlar, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" dediğini ağzından duymadım. Demek ki bu mevzularda bir şey yok. Olsaydı, bizzat kendisi bok atardı zaten.