aziz nesin in yıllar önce kaleme aldığı günün anlam ve önemine binaen sözlüğe aktarma ihtiyacı duyduğum muhteşem yazısıdır.
" ey turk fasisti!
birinci vazifen turk matbaalarını yıkmak, makineleri ısırmak, demirleri disleyip duvarlara saldırmaktır. mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli, gazeteleri camurlara serip, üzerlerinde ağzın köpürünceye kadar tepinmektir. bu temel partinin hazinezidir.
bir gün nümayiş yapmak için emir alırsan, bütün polisleri yanıbaşında bulacaksın.
meydanlarda, kitaplarını yaktığın, namuslu insanlar, bütün dünyada eşi-benzeri gorülmemiş biçimde işkenceye uğratılabilirler. emniyet müdürlüğümüzde dövülebilirler. demir ahmet tarafından sövülebilirler.
bütün malları mülkleri zaptedilmiş, matbaaları yakılmış, gazeteleri kapatılmış, evleri başlarına indirilmiş, çoluk-çocukları dağıtılmış, evleri işgal, kendileri perişan edilmiş olabilirler.
bütün bu şartlardan daha elim olmak üzere, amerikadan borç dahi alınabilir. hatta bu borç alınan paralar ziyafetlerde yenilebilir.
ey fasist yumurcakları ! işte bu ahval ve şeriat içinde dahi bütün bu yapılanları kafi görmeden, vazifen matbaaları yıkmak, makinaları kırmak, namuslu yurtseverleri parçalamaktır. muhtaç olduğun kazma, balta, sopa, demir çubuklar, halk partisinin ambarlarında mevcuttur. "