en güzel örneklerinden biriside "büyük balığın küçük balığı yemesidir." bir dünya görüşünden ziyade aslında canlıların doğadaki yaşantılarının bir açıklamasıdır.çünkü insanlardaki kazanma hırsı hiçbir zaman köreltilemez. Adam Smith bu görüşün öncüsüdür. Bu fikre göre ekonomi rekabete dayalı olmalıdır. devlete bağlı olmayan bir ekonomide bireylerin para kazanma arzusu onu çalışkanlığa iter ve birey daha çok azmeder. bu sayede bireylerde bu sistemin işlediği ülkelerde kalkınabilir. Mustafa Kemal Atatürk 1930 lu yıllarda liberalizmi Türkiye ye getirme amacıyla Fetih Okyar a türkiyenin ilk liberal partisi olan serbest halk fıkrasını kurdurtur. fakat ülkenin çok partili sisteme henüz alışamamış olması bu partinin kısa ömürlü olmasına neden olur.Günümüzde liberelizm ile laiklik ilkesi karşı karşıya getirilmiş sanki laiklik sol görüşlü politikaların bir ürünü gibi görülmektedir. aslında laiklik ilkesi fransız ihtilalinden yani liberalizmin bağrından kopup gelmiştir.atatürkün chp nin 6 okunun üçünü liberalizmden yani (laiklik, cumhuriyetçilik, milliyetçilik) diğer üçünü sosyalizmden (inkılapçılık,devletçilik,halkçılık) olarak açıklamaktadır. tabi şuanki bazı liberal partilerin laiklik ilkesine ne kadar bağlı olduğuna bilinmez.