sebepler sonuçları bakımından incelendiğinde çözüme kavuşacak sünepe eylemidir.
bu kişi böyle mahrem bir şeyi neden başkalarına duyurmak ister?
gerekçesi gayet açık!
bu kişi ki , buna kişi demek de istemiyorum ama sonuçta bir hacim kaplıyor , bulunduğu ortamlarda eşinden dostundan böyle görmüş belli ki. belki burak kut denen hacim parçası komple tikiyiz isimli şarkısını çıkarmadan içinden hep bunu geçiriyordu... karakteri henüz gelişmemiş , bulunduğu veya bulunmak zorunda kaldığı ortamda her daim üzerinde hissettiği o gereksiz ezikliğin acısını çıkarırmışçasına belki de hayatında ilk defa yediği ve muhtemelen de ilk defa olması dolayısıyla beceremediği o boku herkese anlatma , hissettirme , gösterme , iletme gereği duydu... çünkü o ana dek o adam ezikti ve diğerlerine ''artık ben de adam oldum lan! dikkate alın beni bundan sonra!'' demenin bir başka yolunu da bu sandı belki. kıt kanaat , solunumunu ve yaşamsal faaliyetlerini zar zor idare eden o minicik beyninden geçti birkaç uyarı ve dedi ki ''madem bi bok yiyorum , kaşığımı da yanımda taşımalıyım!'' sonra bu sözün olayla ilgisi olmadığını anladı ve ağladı belki ne biliyoruz yani...
bu hacim kaplayan kitle, dahil olduğu çevrece bu hale getirildi. emin olun o çevre onu bu hale getirdi. bu gibi bir davranışı etrafa duyurmanın yapabileceği en büyük denyoluk olduğunu ona anlatacak veya hissettirebilecek birileri yerine , ''vay aslanım benim! nasıl çaktın lan? anlat bakalım...'' diyip ağzının salyaları akarak dinleme pozisyonuna geçen yalancı pileyboylar vardı. şeyimin pileyboyları! siz kimsiniz lan? hayatnız yalan anasını satayım...
dağılın lan!