ne kadar öfkelensemde, kızmıyorum gence, hayat bazı insanları öyle bir silkeler ki, gerçekten onunla başbaşa kalmış olanları, yaşamış olanları, sonundada ya yıkım ya sükut getirir, yüzleşmeyi başarmış olana da başaramamış olana da. arkadaş elinde el bombası, elinden eline geçirirken ne hissediyor acaba. kaç kere yalnız kalmış dağla, devreleriyle, silah arkadaşlarıyla kaç kere sinmiş bir kayanın, taşın arkasında bir operasyon, baskın sırasında ve hareket etmemiş saatlerce. kaç gencin şehadeti tattığı o anla kaç kez yüzleşmiş? kaç kere hissetmiş acaba o anki soğuk ölüm korkusunu. sürgün olarak gelmiş, belli ki gurur da duymuş, kendini ikamet ettiği yerin aykırı, haşarı çocuğu sanmış herhalde, daha uyanamamış. inş orda uyanmazsın canım kardeşim...