Çıktım, dolaştım. Ne zaman içsek seni dile getirmedim bile, arkadaşların sorunlarına ve onların çözümsüzlüklerine kalktı kadehler, ben sana içtim..
Bensiz içme..
Uyandım yanında; hemen öncesinde yastığa basılmış yüzünün yarısını kirpik uçlarından öptüm, dünyanın merkezi orasıydı. Gözünün altını öptüm, dudağım hala durur orada..
Bensiz uyuma..
Son defa;
Sesini duydum, kızgın kelimeler kırgın dudaklarından çıkıp yüzüme vurdu. Aşk sert vururdu.. Söyleyeceğin bir şey var mı ? dedin, sustum, donmuştum, hoşçakal diyemedim..
Kusura bakma..
Nasılsın?;
Çok zaman oldu, çok özledim seni. Dün ne yaptın, ondan önceki gün ve hafta, takvim ne kadar hızlı koşuyor değil mi. Geçti bizi, pardon..seni, beni..Üzgünüm, seni arayan bendim geçen gece, sesini duymak için, konuşmak istemeyeceğini düşündüm..
Özür dilerim..
Nasıl söylesem..
Kimseye ayrıldık diyemedim, soranlar oldu, susanlar oldu, bilip, bilmemeyi tercih edenler oldu,ben anlatamazdım, onlar anlayamazdı. Sustuk, haberin olsun..Bizim sokaktaki bütün kaldırım taşları, apartmanın önündeki bütün merdivenler seni çok özledi..
gerçekten..
Her şey yolunda mı ?
Yeni bir amaç buldun mu kendine, telefonunu yanında mı taşıyorsun hala, aramıyorum.. Açmıyorsun değil mi. Çiçeklere iyi bak, kirpik uçlarına, parmak içlerine ve terleyen avucuna, ben tutmuştum..
sıkı, hani demiştim ya..
El temasını kesmeyelim..
Ben;
Sakallarım uzadı biraz, kesmedim..Her şey yolunda değil, hiç bir şey yolunda değil, bazen hala seni özlerken buluyorum kendimi, o anlarda ikimizden de özür diliyorum. En iyi şarkıları dinliyorum. Dün sezen Aksu'dan sonra Orhan Gencebay çaldı, onu da dinledim. Güzeldi.. Farklı makamlardan hatırlamak seni. Bana aldığın T-shirti saklıyorum, belki yeniden giyerim sen gelince diye,diğerlerinin altında kaldı. Diş fırçan, parfümün bıraktığın gibi, iyiler. Bazen o kokuyu üzerime sıkıyorum, silah gibi..Uzattım, afedersin..
Bir "çünkü"sü yok bu kelimelerin, hala seviyorum..