commune de paris

entry29 galeri
    11.
  1. Bu devrimin içerdiği manayı değiştirmek, onu Paris´in bağımsızlığını yeniden kazanmak ve böylece de Fransa içinde küçük bir devletçik oluşturmak için yapılmış basit bir çaba olarak göstermek amacıyla pekçok girişim yapılmıştır ve yapılmaktadır. Ama hiçbir şey bundan daha fazla gerçek dışı olamaz. Paris kendini Fransa´dan izole etmeye çalışmadı --onu silah gücü ile zaptetmekten daha fazlaa değil; bir manastırdaki rahibe gibi kendisini onun duvarları içine kapatmakla ilgilenmedi; manastır hayatının kısıtlı ruhundan esinlenmedi. O bağımsızlığını ilan etmişse, o merkezi iktidarın müdehalesini engellemeye çalışmışsa, bunun sebebi bu bağımsızlıkta geleceğin örgütlenmesinin temellerini sakince tasarlamanın ve kendi içinde bir toplumsal devrim geliştirmenin yollarını görmüş olmasıdır; tüm üretim ve değişim sistemini adalet temeline oturtarak tamamen dönüştürecek; insanları eşitlik temelinde ele alarak insan ilişkilerini tamamen düzenleyecek; toplumsal ahlakımızı eşitlik ve dayanışma temellerinde yeniden oluşturacak bir devrim. O zaman, komünal bağımsızlık bir araç olacaktır Paris halkı için; toplumsal devrim ise amaçları olacaktır.

    Ve 18 Mart devrimi doğal akışına kavuşabilseydi eğer, Paris halkı Versailles´li suikastçilerce parça parça kesilmeseydi, bu amaca ulaşılabilirdi. Açık, belirgin bir düşünce bulmak; devrimi başarmak için nelerin gerekli olduğunu bütün dünyaca anlaşılır ve birkaç sözcükle özetlenebilir kılmak; işte bu gerçekten de Paris halkının bağımsızlıklarının ilk günlerinden itibaren uğraştıkları bir şeydi. Ancak büyük bir düşünce, devrim dönemlerinde tasarlanması ve yayılması ne kadar hızlı olursa olsun, bir gün içinde filizlenmez. Gelişmek, kitlelerin arasında yayılmak, kendini eyleme dönüştürmek için daima belli bir zamana ihtiyacı vardır; ve bu sefer Paris Komünü başarısız oldu. Daha önce gözlemlediğimiz üzere, sosyalizmin on yıl önce bir değişim dönemine girmesi nedeniyle başarısız olmuştur büyük ölçüde. 1848´in otoriter ve yarı-dinsel komünizmi günümüzün pratik, özgür düşünen akılları ile örtüşmüyor. Ücret sistemi ve kolektif mülkiyeti birlikte bir boyunduruk gibi vurmaya teşebbüs eden kolektivizm, anlaşılmaz, cazibesiz ve pratik uygulamanın güçlükleriyle dolu idi. Özgür komünizm, [yani] anarşist komünizm daha yeni yeni işçilerin zihninde yer ediniyordu ve hükümet tapıcılarının saldırılarını provoke etmeye nadiren cesaret ediyordu. Zihinler kararsızdı. Görüşlerinde hiçbir belirgin amaca sahip olmayan sosyalistler, ellerini özel mülkiyete uzatmaya cesaret edemediler; bir yüzyıllık çabaların çoğunu anlamsız kılan bir argümanla kendilerini kandırdılar: "ilk önce zaferi garantileyelim, sonrasında neler yapılabileceğine bakalım".

    Zaferi kazan! Sanki mülkiyete dokunmadan özgür bir komün oluşturmanın bir yolu varmış gibi! Sanki halkın büyük bir kısmının, devrimin herkese maddi, manevi ve entelektüel gönenç [ferahlık, zenginlik] sağlayacağını görerek devrimin zaferiyle doğrudan ilgilenmediği koşullar altında, düşmanı yenmenin bir yolu varmış gibi.

    Aynı şey hükümet ilkesi söz konusu olduğunda da gerçekleşti. Paris halkı, özgür Komünü ilan ederek, devletin çöküşü demek olan temel anarşist ilkeyi açıklamıştı.

    Ve yine, merkezi hükümetin komünlerin kendi aralarındaki ilişkileri düzenlemek için oldukça gereksiz olduğunu kabul ediyorsak eğer, bunun her komünü oluşturan grupların karşılıklı ilişkilerini düzenlemek için bir gereklilik olduğunu neden kabul edelim ki? Ve birçok şehri ilgilendiren faaliyetlerin ortak bir anlayışta buluşması meselesini ilgili komünlerin özgür inisiyatifine bırakıyorsak eğer, bu inisiyatifi neden tek bir komünü oluşturan gruplara tanımayı reddedelim ki? Komünün içindeki bir hükümet, [komünün] dışındaki bir hükümetten daha mantıklı değildir.

    Ancak, birçok hükümeti devirmiş olan Paris halkı, 1871´de hükümetsel sistemin bizzat kendisine karşı bir ayaklanmaya ilk defa teşebbüs ediyordu; sonuçta da, [Paris halkı] hükümetlerin fetiş tapınıcılarının büyüsü altına girmeye ve [onların] kendi [hükümetlerini] kurmalarına imkan verdi. Sonuç tarihin konusudur. Paris sadık oğullarını belediye binalarına [meclis toplantılarına] gönderdi. Orada, eski kağıtların ortasına gömülüp kalarak; içgüdüleri onları halkın arasında olmaya ve onlar için faaliyet göstermeye teşvik ederken, yönetmek zorunda kalarak; eyleme geçmek gerekliyken tartışmak; hiçbir taviz vermemek en iyi politika iken taviz vermek zorunda kalarak; ve en nihayetinde de ancak kitlelerle iletişim içinde olmalarından kaynaklanan esini kaybederek; kendilerinin giderek etkisizleştiğini gördüler. --Devrimci aydınlık ve ateşin merkezi olan-- halktan kopmaları sonucunda felç olmuş bir halde, kendileri de halk inisiyatifini felç ettiler. Prusya silahlarının altında doğmuş ve geçiş döneminin çocuğu olan Paris Komünü, yok olmaya mahkumdu. Ancak gayet halkçı karakteriyle yeni bir devrimler dizisini başlattı; düşünceleriyle toplumsal devrimin habercisiydi. Verdiği dersler öğrenildi ve Fransa bir kere daha ayaklanan komünlerle kaplandığında, halk kendilerini hükümete tabii kılmayacak ve hükümetin devrimci tedbirleri başlatmasını beklemeyecektir. Kendilerini yiyip yutan asalaklardan kendilerini kurtardıklarında, anarşist komünizmin ilkeleri doğrultusunda paylaşmak üzere tüm toplumsal refahın sahipliğini üstlenecekler. Ve mülkiyeti, hükümeti ve devleti tamamen kaldırdıklarında, yaşamın gösterdiği gerekliliklere göre özgürce kendilerini örgütleyecekler. Zincirlerini kırarak, putlarını devirerek; ne efendiyi ne de köleyi bilmeksizin; özgürlüğün fethine doğru yürüyüşümüzü aydınlatan ilk kurtuluş girişimlerini kanları pahasına ve acı çekerek yapan asil şehitlerimize hürmet göstererek, insanlık daha iyi bir geleceğe doğru yürüyecek.
    0 ...