Okuduğum ilk polisiye , ikinci Ahmet Ümit romanı. (ilki Bab-ı Esrar)
Benim gibi ders çalışmaktan pek fazla kitap okumaya vakit bulamayanlar için ara sıra okunup aradan belli bir vakit geçse de kaldığın yerden devam ettiğinde direk akılda kalıcı bir kitap yazarı Ahmet ümit. Dediklerimden onun basit bir yazar olduğunu çıkarmayın , sade ve akıcı olmasından bahsediyorum. Bu özellikler kitabı okumamda ve hızlıca bitirmemde büyük bir artı.
Aslında tek cümlede özetlemeye kalkışsam kısaca Nevzat Ç. diyebilirim. Şöyle kısaca özetlemek gerekirse ;
Behzat Ç. - Nevzat
Harun - Ali
Eda - Zeynep
Savcı hanım - Evgenia
Behzatın ölen karısı - Nevzatın ölen karısı
Behzatın ölen kızı - Nevzatın ölen kızı
Ercüment - Can
Behzatın müdürü - Cengiz
Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Elbette benzerlikler olacak bunu kötülemek amaçlı yazmadım. Hikayede iki noktada çok heycanlandığımı söyleyebilirim.
Birincisi ; Nevzat mitçi arkadaşından aldığı zarfı büroya getirdiği anda dedim ki oğlum kapıyı kapatın cengiz içeri girebilir derken Ali kalktı kapıyı kapattı.
ikincisi ; Nevzat eve dönerken ensesinde bulduğu Cengiz'in silahı. Uff buralarda baya bi heycanlanmıştım. Böyle bir roman için eyvallah Ahmet Abi.
Heaa bir de romanın sonunda gerçekten çok üzülüyordum hem her şey kötü bitiyordu hem de kitap bitiyordu. Derken Evgenia aradı. iyiki aradın Evgenia , beni aramışs kadar mutlu hissettim kendimi. Mutlu sonlara bayılırım .*