Haklıya hakkının verilmesi olarak bilirdik. Lakin yaşanmışlıklar ya bize öğretilen "adalet" kavramının tanımında ya da bizim algımızda bir sorun olduğunu düşündürüyor.
Aslında sayfalar dolusu yazmak geliyor içimden bu konuyla ilgili.
Fakat benim kaybettiklerim yanında, bu zihniyet yüzünden evladını, eşini, kardeşini, canını kaybedenleri düşününce ne yazsam eksik kalıyor. Öyle ya, bir ömrün içinde dört yıl nedir ki?