demokrasi, insan hakları ve hukuk sınırları içersindeki bireyin özgürlüğünden dem vurularak sayfalar dolusu patırtı ve kuru gürültü dışında bilimsel ve toplum gerçeğinin yanından dahi geçmeyi başaramamış bir yığın lakırdının neden olarak gösterildiği kaçıştır.
evrensel insan haklarını bir uluslararası çerçeve kabul edersek eğer, vicdani red kavramını onun içinde bir yerlere sokmak suyunun suyudur zaten vicdani red savını ileri süren şahısların toplumla olan munasebetleri kısaca toplum düşmanı sıfatının ilerisine geçemediği için tartışmanın bile anlamsız kaldığı bir olgudur.
genelleme bile yapmaya gerek kalmadan, sağır sultanın bile duyduğu gibi vicdani redci denen şahıs:
türkiye devletine karşı silahlı mücadele vermeyi kafaya koymuş içimizdeki düşmanlar, asker ocağına gittiği zaman bir yerlerinden kan geliceğine aşırı derecede inanmış yumuşaklar olarak çok rahat şekilde ikiye ayırabiliriz. bu iki genel tanımında alt kümeleri pek tabiki vardır ve insanlarda en gerizekalı fikirlerini bile bu alt kümelerden birine sokup özelleştirmek isteyeceklerdir.
acizane şahsi fikrim, bu adamlar en serefsiz duygunun hayvani, turkler in hain kontenjani nı dolduran gereksiz tiplerdir.