öss' ye girdiğim yıl, eski yök başkanı yusuf ziya özcan ile nişanlanıyordum rüyamda. pembe bir takım var üzerimde, başımdaysa takımımla uyumlu dantelli, şeker bir şapka, henüz 17 yaşımda yusuf ziya özcan gibi tahsilli ve istediğim üniversiteye yerleşebileceğim garantisini veren bir adamla nişanlanıyor olmanın sevinci mi desem yoksa şımarıklığı mı bilmem, konuklara şapşal şapşal gülerek kolumda müstakbel nişanlımla ilerliyoruz nişan töreninin yapılacağı alana. **
münevver karabulut cinayetinin işlendiği zamanlarda, bir gece rüyamda cem garipoğlu' yla sevgili olduğumu görüyorum. kimsenin olmadığı meydanlık bir alana gidiyoruz cem' in arabasıyla. iniyoruz arabadan. çantamı alıyor elimden ve kaçmaya başlıyor " hadi al çantanı benden. " diye. sonra her nasılsa sevgilimin münevver' i öldürdüğünü hatırlıyorum. peşinden gidip gitmemek arasında bocalıyorum. cem' in bana kurbanlık koyunmuşum gibi hissettiren bakışları arasında uyandım. allahım! o nasıl bir rüyaydı? kan ter içinde kalmışım. bu rüyayı gördükten sonra takip eden günlerde her erkeğe korkarak yaklaşmıştım.
geçenlerde de bu gaziantep' i savaş alanına çeviren bombacı adamın resmini facebook' ta gördüğüm gece çok etkilenmiş olmalıyım ki, rüyamda binlerce insanın gittiği bir açılışta binaya girmemle birlikte o adamla göz göze geliyoruz. uzun uzun bakıyor gözlerime. bense hemen binanın dışında bulunan polislere söylüyorum onu gördüğümü. koşun diyorum buldum onu, bombacı adam içeride, öldürecek bu kadar insanı, bombalayacak binayı. kimse inanmıyor bana, yanlış görmüşsündür diyorlar.ne yapacağını bilemez halde hemen binadan uzaklaşıyorum. uyandığımda o adamın yakalanması için deliler gibi dua ettim.tüm kötü adamlar benim kabuslarımda oynamak zorunda mı diye de merak ediyorum artık.
şimdi bunları yaran rüyalar başlığının altına yazdım ama görürken ben hiç de yarılmadım aslında. birkaç gün sonra anca gülmeye başladım ben de rüyalarıma, etkisinden kurtulabildikten sonra. *
not: fazlaca gündemde kalan güncel olaylar itinayla rüyada görülür. *