Başarılı bir film olmuş tek kelimeyle. Hem ırkçılık konusunu işlemesi bakımından hem de farklı insanların yollarının inanılmaz derece de kesişmesi bakımından.. 21 Grams ve Amores Perros tarzı bir havası var. Anlatmak istediklerini iyi bir senaryonun üzerine muhteşem bir kurguyla anlatıyor.
Kader hiç beklenmeyen bir an da karşımıza çıkabilir. Çünkü hayat süprizlerle doludur ve her gizemli olay birer sır perdesidir. Ancak ırkçılık pek de sürpriz değildir bazıları için özellikle. Bir beyazdan gelecek kötülük aynı şekilde siyah birinden de gelebilir. Ancak insanların birbirlerine karşı, karşılıklı kinleri ve dolduruşları suçları da tetikliyor. Eğer bir beyazsanız ve bir siyaha ezilmeye mahkum böcek bakışı atarsınız ondan kötülük gelmeyecekse bile o duygu hissettiği için size kötülük yapmak zorundadır. insanların renkleri kişilerin duygularına yön vermemelidir. Hayatta asla, asla dememek gerekir. Öyle bir an gelebilir ki kin duyulan karşı renkte ki birine muhtaç olabilir ve ondan birşeyler arzulayabiliriz. Kişileri sadece bedenlerine bakarak test etmeyip içlerini de görmeye çalışmalıyız. insanlık bu zamana kadar hiçbir dönemde renk ayrımıyla bir yerlere gelemedi. Ya da yaşadığımız hayat bizleri daha iyi yerlere götürmedi.
Son derece başarılı bulduğum bir filmdi. Zevk alarak da izledim diyebilirim.
Jean'in sonunda hizmetçisine sarılıp "en iyi arkadaşım sensin" demesi hoş, kendi yakın arkadaşı onun yanına gelmeyip masaj yaptırıyor zira. Onun dışında çömez polisimizin başından beri zencileri ve ayrımcılığı kötülemesi, en sonunda yok yere bir zenciyi öldürmesi de olaylara göre insan değişimini iyi göstermiş. Başta zenci kadını taciz eden polis daha sonra kendi hayatını riske atarak onu kurtarıyor ancak kadını kurtarıyordu. Küçük kızın "benim pelerinim var, bana kurşun işlemez" gibi bişeyler söyleyip herhangi bi silaha atlayacağı çok belliydi.
Filmde sanki zencilerin onca maruz kaldığı ırkçılığa rağmen kendilerini çinlilerden, asyalılardan üstün görmesi de anlatılmış ki hoş bi nokta olmuş bu. Yani onlar da iş değiştiği zaman kendilerini başkalarından üstün görmekte sakınca görmüyorlar. Zenci çocuklardan biri "sen hiç beyazların birbirine -naber beyaz dostum- dediğini gördün mü" demesi de arada sıkışmasına rağmen dikkat çekici.