1963te başlayan ve kanlı Noel olarak adlandırılan Rum vahşeti, 20 Temmuz 1974e kadar sürdü. Rumlar, aç bırakılmış vahşi hayvanların bile yapamayacakları vahşeti yapıyordu Kıbrıstaki Türklere.
Kana susamış Rumların papaz lideri Makaryos Türkler adaya çıktığında bir tek Türk bile bulamayacaklardır diyerek niyet ve hedeflerini ortaya koyuyordu. Hatta Rum mevzilerinden Bekledim de gelmedin şarkısı çalınarak soydaşlarımızla ve Türkiye ile adeta dalga geçiyorlardı.
Sonra Demirel iktidar oldu. Kıbrısa Türk askeri çıkacaktı. Ama önünde iki engel vardı. Birincisi koskoca Türkiye Cumhuriyetinin iki adet çıkarma gemisi vardı. Haliyle iki gemiyle yapılacak çıkarmanın sonucu baştan belliydi!
ikincisi ise bir türlü dostluğundan, müttefikliğinden, stratejik ortaklığından kurtulamadığımız ABD idi. O tarihlerde ABD Başkan Johnson Demirele NATOya ait silahları ve teçhizatı Kıbrıs için sakın ha kullanmayın notasını veriyordu.
Demirel geçte olsa gerçeği görmüş ve askeri eksikliklerimizi kısmen de olsa tamamlayarak ordumuzu adaya çıkmaya hazır hale getirmişti. Adaya çıkmak ise Ecevit-Erbakan koalisyonu zamanında gerçekleşti ve Rum vahşeti geçte olsa bitirildi.
Yunan Radyosunun Türkleri kızdırmak için çaldığı "bekledim de gelmedin" şarkısına Kıbrıs Türk radyosunun cevabı olan "bir gece ansızın gelebilirim" şarkısı gerçek oluyordu.