teknik direktörlük tarafı sanırım fena halde mübalağa edilmiş adam.real madrid'ten
kovulduktan sonra aldığı tek teklif beşiktaş'tandı. o maceranın sonu malum. o gün
bugün kapısını çalan yok. hayatı boyunca bırakın ispanya'yı,madrid dışında çalışmamış
bir adam. ne hoca,ne futbolcu olarak. bizim gibi saftirik insanları buldu,bayağı bayağı inandırdı herkesi beyefendi,çelebi insan olduğuna. takıma hiçbir şey veremediği,veremeyeceği aşikarken,onurlu şekilde ayrılmayıp kulüple çingene pazarlığına oturdu. almayı hayal ettiği eşek yükü ile tazminatı da,görünen odur ki
cukkalayamayacak. demirören yönetiminin tasvip ettiğim tek icraati bu herifi defetmeleridir. onu kim getirdi,yerine kimi buldular derseniz bahsi diğer. yine de
bu mankafanın gönderilmiş olmasından memnunum.
2014 dünya kupasından sonra: geç oldu ama temiz oldu. bu mal herifin ne olduğu ortaya çıktı. ispanya'yı Avrupa ve dünya şampiyonu yapan del bosque değildi. o takım kendisi olmuştu. ne zaman xavi, iniesta stop, Yeniköy kasabı da stop. kosta Rika'yı yenemeyen Hollanda beşledi bu herifin takımını, davar gibi seyretti.
haa, bir de istifa denen kurum var, son Avrupa ve dünya şampiyonu ünvanı ile geldiğin yerde gruptan bile çıkamaz isen, adam gibi istifanı verirsin. bak prandelli'ye, dünya şampiyonu olmamasına rağmen kesti biletini. üstelik hakemdi, şuydu, buydu diye sığınacak mazeretleri var iken.
gerçeklerin kötü huyu yine kendini gösterdi, elbet bir gün ortaya çıkarlar. del bosque için de aynısı tecelli etmiştir. tabii, anlayan insanlar için, kafası çalışanlar için. klişelerle düşünüp, sloganla konuşan iki ayaklı hayvanlar için elbette fark etmez.