"bir insan unutmak" şekliyle bir insanın unutulmadığının göstergesidir. zira unutulan şey tam anlamıyla bir boşluk olmalıdır. zamandan, mekandan kopmalıdır. aksi halde unutmak aslında tam bir hatırlama haline dönüşür. unutmak gereklilik gibi gelirse -"unutma gerekliliği"- insanı unutulamayana götürür. kabul edilemez kabul etsee de ays berginin en altında o gereklilik bağırır. ve insan o hayvanı, o içselleştirerek dışladığını zannettiği hayvan halini unutmak ister yine. ve bunun adına başka bir insan üzerinden bir insanı unutmak der. insanın düşünen bir hayvan olmasına dair benzetme aslında benzetmeden çıkıp gerçekliğe yakınlığıyla yüzüne çarpar böylece. içindeki hayvanı cami avlusuna bırakıp ben unuttum diye bilir misiniz? ya da bir insanı unutup ben de yeryüzünün metaryellerini benim gibi taşıyan dna zincir dizilimi bana çok yakın olan konuşabilen bir şeyi unuttum diye bilir misiniz? çocukluğunuzun kokuları; mesela bir çok koku, bir çok işit, bir çok his size saniyenin binde biri kadar bile olsa bir insanı size hatırlatmış olamaz mı? belki hatırladığınızı unutmuşsunuzdur şimdi. suretinin suretinin sureti gibi kopyala yapıştır bir hayatta unutmak'ı iddia etmek ciddi bir yanılsamadır. şimdi hep birlikte bir insanı unutuyoruz ohmmmm. ohm kanunu hatırladım bak ohm kanunu bana bir sevgilimin muhabbetini çağrıştırdı. çünkü farkındalık diye bir şey var. farkındalık varsa insan unutmaz.