günlerim ağlak, sabrın sonu selamete varsa da, faydası yok, sabretsen de sonu ne olacak ki? başarı mı? hangi başarıdan bahsediyoruz? kime göre bir başarıdan bahsediyoruz? sana göre başarı olan şeyin başkalarına göre nasıl bir sonuca yol açtığını bilemezsin ki, başkalarını mutlu etmeye çalışarak yaşamak da değişik olmalı.
kafadan atmasyon, hatta makattan uydurulmuş yalanlarla, hatta benim gibi anlatım bozukluğu bile yaparak, sürekli birilerini etkilemeye çalışıyoruz. ego tatmini yapmaya çalıştığımız ama ismini koyamıyoruz utançtan. kimse kendine yediremiyor ego tatminini, akşam eve gittiğinde düşünüyor oturup, kime ne dediğini, insanlara neler saçmaladığını, övünüyor kendince. fakat neden böyle yaptığına gelince sorgulayamıyor insan kendini. yediremiyor yaptığı ego tatminini kendine. "ben öyle bir şey yapacak kadar küçülmedim" diyor hatta, hatta diyor değil o, "diyoruz".. insanın bir birey olarak insanların arasında kendine yer edinmesi için lazım olan şey özgüvendir ve bunu veren de egodur. siz kendinize güvenirsiniz çünkü yaptıklarınızın başarılı olduğunu düşünürsünüz.
şimdi başa dönelim, size göre başarılı olan, başkalarına göre başarısızsa ne olacak? siz ortalıkta övünerek gezen bir "egoist" olacaksınız, çünkü diğerlerine de bir günah keçisi lazım ve bir kişi böyle açığa vurduğunda kendisini, herkes ona yüklenir, kendisini unutturur. unutturduğunu düşünür aslında, herkes birbirinde farklı kusurlar görür ve onları sürekli birbirinin yüzüne vurur. kendi kusurları ise bir hiçtir, düşmanlarının ona saldırmak için kullandığı asılsız şeylerdir.
yani yalan yere kendini kandırmaktır, günleri geçirmek için, öylesine.."carpe diém" felsefesinin sonucudur. anı yaşamak ve hata yaşamak da değil, o anı kurtarmak için herkes yalana batar, oysa her gece içi kan ağlar.