beykoz'da bulunan, oldukça geniş, son zamanlarda çöp istilasına uğramış koru.
koruyu iki bölüme ayırırsak eğer;
1. bölüm, korunun alt kısmı:
bu bölgeye aileler piknik yapmaya, insanlar temiz hava almaya gelir. etrafta top oynayan çocuklar, ip atlayan kızlar, mangal yapan aileler, dedikodu yapan kadınlar gibi samimi ve güvenli bir ortam görürüz. burası korunun hayat olan, her yerinden iyilik akan aydınlık kısmıdır.
2.bölüm, korunun yukarı kısmı:
işte en çok bahsedeceğim kısım burası. burası korunun karanlık kısmı. burada ne aileler vardır, ne ip atlayan top oynayan çocuklar. burası korunun esrarkeş, alkolik ve sapıklarının mekanıdır (genelleme yapmayalım. bekçi kulübelerine yakın masalara yine temiz insanlar oturuyor, yani yukarısı diye hepsini sapık esrarkeş ayyaş yapmayalım). burada esrarkeşler uyuşur ve uyurlar. ağaçların arasında baygın yatan insanlar görmeniz çok normal.
buranın bir de kadrolu alkolikleri vardır. içkileri düzenli olarak haftanın 3-4 günü burada içerler diğer alkoliklerle beraber. alkolü içtikten sonra bir kısmı şişeyi kırar ve doğanın mına koyar. zaman zaman güvenliğin kafasında şişe kırdıkları dahi olmuştur. bundan dolayı artık güvenlik alkoliklerle iyi anlaşmakta ve hatta "köprüden geçene kadar ayıya dayı diyeceksin" felsefesini kelimenin tam manasıyla uygulamaktadırlar. bir de buranın alkolikleri çok dindarlardır. "selamün aleyküm, nasılsınız?" diye sorarsın, hepsi "çok şükür allah'a!" "allah yardım ediyor işte" "hamd olsun çok iyiyim" "allah c.c sağlık veriyor işte" gibi cevaplar verirler. yanında 6-7 şişe olmasa hacı dersin adamlara. hepsi kendi içlerinde mübarek.
ve en çok merak edilen sapık takımı vardır. güvenliğin en çok uğraştığı kişiler bunlar. ne esrarkeşler, ne alkolikler. hiç biri sapık takımı kadar güvenliği zorlamıyor.
efendim sapıklarımızı 3 farklı cinsde değerlendirmeliyiz.
1) küçük sapıklar:
bunlar neredeyse zararsız sapıklardır. hatta sapık diyemeyiz tam olarak. ancak güvenlik için bu böyledir. bunlar genellikle genç çiftlerdir. çoğunlukla araya dereye, kimsenin görmeyeceği yerlere saklanırlar. ve sayıları oldukça fazladır.
oranın güvenliğinde tanıdığım biri var. dün o tanıdığım ve amiri ile birlikte sapık avına çıktık efendim. elimizde tüfek yoktu ancak. iyi ki de yokmuş, yoksa amirimiz katliam çıkartırdı. neyse, insanların yürüdüğü yolun dışına çıktık. ağaçların arasından, dağ taş demeden ve 300 liralık ayakkabımın tabiri caiz ise ağzına mıçaraktan avımızı aradık. ama öyle yerlere girdik ki, şu zamana kadar sapıklar ve güvenlik görevlileri dışında kimse girmemiştir herhalde. neyse, bir kaya vardı, arkasında genç bir çift. çift oynaşıyor, gülüşüyor, romantik bir filmdeymiş gibi eğleniyorlardı ki kötü adamlar, yani biz onların yanına vardık. amir yanlarına geldi, dik dik baktı. çiftin gülüşü birden bitti. amirimiz, jöleyle diklenmiş saçlı olan genç erkeğe bakıyor, genç erkek tırsaraktan amirimize bakıyordu. ikili arasında bakışmalar sürerken arkada godfather müziği çalıyordu. "gençler insanlara yakın bir yere gidin, burada durmayın!". gencimiz "ya abi bir şey yapmıyoruz ki!" dedi. amirimiz "dayak yersiniz bak, gidin lan insan içine çıkın, ne yaptığınız yapacağınız belli değil!" dedi, bizim çiftimiz hız hızlı oradan kaçtı. onlar kaçarken gözlerimi kıstım, yüzüme kötü adam gülümsemesi verdim. beni böyle görünce daha hızlandılar. ne bileyim lan, kötü adam olmak çok eğlenceliydi. *
aradan 5 dakika geçmedi. biz yine hayvanların bile geçmeye tenezzül etmeyeceği yerlerden geçiyorduk. bir ara kendimi ucharted'da hissettim. neyse, işte 5 dakika geçmedi ki yeni bir çiftle karşılaştık. yine saçları jöleyle dikleştirilmiş bir genç delikanlı. ama bu sefer sadece bu çiftlerden olsa iyi. işte burada bir ikinci tip sapığımız daha devreye giriyor. çiftleri uzaktan izleyen bir kadın! çalıların arkasına çömelmiş, yiyişmelerini gözetliyor ve tabiri caiz ise 3d porno izliyor şerefsiz. amirimiz genç delikanlıya "ne yapıyorsunuz lan burada? kuş uçmaz kervan geçmez!" diyor. gencin cevabı ise çok özgün, kimsenin aklına gelmeyecek bir cevap veriyor, "ya abi ne yapıyoruz ya?".
genç kendini sorgulamaya başladı o an işte. "ne yapıyorduk biz?"
ne sorgulaması amunye, "bir şey yapmıyoz beyim" demeye çalışıyor. neyse, amirimiz o gençleri de kış kış ettikten sonra röntgenwoman'a döndü "sende gözetlemecilik yapma la!".
2) röntgenman ve röntgenwoman'lar:
bu grup sapıklar yiyişen ciftleri dikizler. bunu saatlerce yapabilirler.
efendim daha önce bir röntgenwoman'dan bahsettik. izin verirseniz bir adet de röntgenman'den bahsedelim.
bu sefer yanımızda amirimiz yok. tanıdık güvenlik görevlisi etrafta sorun var mı diye inceliyor, ben de onun yanındayım. sohbetin en güzel yerinde bana "arda sen şu aşağı yoldan git, ben birazdan sana yetişeceğim" diyor. tanıdığımın gittiği yere bakıyorum. o da nesi?! amirimiz genç bir çiftin yanına kurulmuş. bir ağlama sesi duyuyorum. o an içimden "bu eğlenceyi kaçıramam!" diyorum ve amirin yanına ben de bitiyorum.
olay şu; 15 yaşında bir çiftimiz var. bunlar ağaçların arasına veya dağ taş arasında değil, normal yol üzerine kurulmuş. ancak erkek ahlaksız hareketler yapıyor, kız da buna izin veriyormuş. ancak amirimiz bunları nasıl bulmuş bilin bakalım?
cevap: röntgenman'ler sayesinde! röntgenman takımı biraz ötede kurulmuş bunları izliyormuş. bunu uzaktan gören amirimiz " bu kadar adam oraya kurulmuşsa bir bok olabilir, bir gideyim" demiş. ve pat, sessiz sinema oynayan gençlerimizi bulmuş.
"polisi arayacağım, kimliklerinizi alacağım, babanıza söyleyeceğim!". amirin sözleri bunlar. erkeğin fazla skinde değil, ama kız öyle panik oldu ki, ulan bir ara neredeyse üzülecektim. ama olmaz! ben o gün kötü adamdım! gözlerimi kısıp, kötü adam gülümsemesi yapmam gerekiyordu. kız kalp krizi geçirecek lakin. "abi babam beni öldürür! bırakın gidelim! abi nolur, babam beni keser, babam beni doğrar!" kızın yüzü gözü, ağzı, burnu, kulağı akıyor resmen. sağ göz yukarı, sol göz aşağı bakıyor. kız artık bitmiş yani. bir laf daha edersen, ikinci lafın "el fatiha!" olur. o derece.
gerçi bir halt olmayacaktı zaten. polis ne yapacak? katillerin hapse girmediği bu ülkede, iki liseli çift yiyişiyor diye içeri mi girecekler? daha önce olmuş bak. amir bir çifti uyarmış, erkek atar yapmış amire. amir polisi çağırmış, çiftimiz polis aracına binmiş, polis aracı iki üç sokak sonra bunları arabadan indirmiş. ondan sonra herkes yoluna.
amirin amacı ortamı bozmak, mümkünse bir daha onları koruya bu şekilde sokmamaktı. bunu da başardı zaten. kız ise hıncını erkekten çıkarmaya başladı. kızım çocuğun suçu ne kadarsa, senin suçun da o kadar. erkek diye bütün yükü ona verdi. allah allah!
bu sırada gözetlemeci abilerimiz hızla uzaklaştı. amir "ne bakıyorsunuz orsp çocukları!" dedi. tabii bunu röntgenmanlerin duyamayacağı şekilde kısık söyledi. hatta bu olaydan sonra röntgenmanlerden biri yanımızdan geçti. amir bir iki adım attı peşinden, sonra vazgeçti. neredeyse adamı gebertecekti.
röntgenmanlere tavsiye, sürüler halinde dolaşmayın. sonra eğlenceniz bozulabilir. *
3) ağır derece sapıklar:
"usta bu koruda ağaçkakan var mı?"
"var. genellikle sabahları çıkarlar."
"hiç gördün mü peki?"
"hayır, ama seslerinden anlaşılıyor onlar olduğu."
işte bu sapık cinsimizde aynı böyledir. onları hiç göremezsin. onlar bir şehir efsanesidir. ama onlar vardır, bilirsin. bazen seslerini duyarsın.
"ehh ohh ahh!"
"evet harun evet!"
"hadi kazım, bitir şu işi!"
şayet bir kaç kere seslerini işittim. ancak görmedim, merak edip "şu çalıda ne oluyor len?" de demedim. ama güvenliğin işi bu, gidip bakmak ve uyarmak zorunda. ancak amirimiz o kadar mülayim bir insan değil.
amirimizin uzaktan gelen uyarma sesi: "alayınızın amına korum lan! başka yer mi bulamadınız! siktirin gidin bu korudan!"
bir de bu üçüncü grup sapıkların arasında 40-50 yaşında insanlar varmış. ulan eviniz yok mu? babanızdan mı korkuyorsunuz amk? ne biçim bir fantazi bu? böceklerin arasında, dağ taş altında. adamın götüne uğur böceği, ağaç dalı veya kozalak falan kaçar. ha siz "zaten biz de bunu istiyoruz!" diyenlerdenseniz, toplayın taş, dal parçaları, yaprak falan, evinizde yapın fantazinizi. millet "neden koruda sincap kalmadı!" diye yakınıyor. neden? soruyorum size neden? sincap gibi mülayim, şirin, saf bir hayvanda psikoloji mi bıraktı insanoğlu. toplu intihar ediyordur heyvanceğizler.
işte böyle arkadaşlar. ben şahsen çok eğlendim bu koruda. alt tarafı piknik falan yapmak için ideal. ancak esrarkeşler, alkolikler ve sapıklar gibi egzotik canlı türlerini görmek istiyorsanız sizi üst kısma alalım! *