saraybosna

entry116 galeri
    50.
  1. Bosna'nın başkenti Saraybosna,Mostar'dan çok daha büyük,çok daha fazla turist çeken bir şehir,Mostar'a nazaran daha ucuz.Bu arada Bosna'nın para birimi olan Boşnak Markı oldukça değerli, 1 KM yaklaşık 1.2, 1.3 TL ediyor.Saraybosna demek Başçarşı demek. Sebil,camii,medrese gibi Osmanlı kültüründen kalma eserler var.Yeme-içme yerlerinin neredeyse hepsi Boşnak köftesi olan cevapcici satıyor.(Hırvatlar cevapi diyor) Biz eski Galatasaray ve Sarıyer oyuncusu Tarık Hodzic'in cevabdzinicasını arıyoruz ama bir türlü bulamıyoruz. Hodzic isimli 2-3 tane daha dükkan var ama kapısında Galatasaray bayrağı yok hiçbirinin. En sonunda sarı-kırmızıya boyalı bir dükkanı bulup 'sonunda bulduk' diyerek oturuyoruz ama burası da başka bir Boşnak futbolcunun ismine açılmış başka bir dükkanmış. Yapacak bir şey yok,siparişi verdik bile.

    Cevapcici bir tabakta 10 adet ufak köfte,pide,soğandan oluşuyor,oldukça doyurucu.Bu arada genç Boşnak garsonla ingilizce muhabbet ediyoruz. 'Burası Asım Ferhatovic Hase'nin adına açıldı,gelmiş geçmiş en iyi Boşnak oyuncu odur' diyor.'Avrupada oynamış mı?' diyoruz, 'Hayır,sadece Sarajevo'da oynadı, nasıl tanımazsınız?' diyor. E be kardeşim, 70'lerde sadece Bosna'da oynamış birini nasıl tanıyalım? Sen Metin Oktay'ı tanıyor musun?
    Bu arada duvarda Saffet Susic'in resmini görüyoruz. 'işte onu tanıyoruz bak' deyince, 'Benim adım da Saffet,ondan dolayı' diyor garson.Sarajevo-Zeljeznicar arasındaki rekabeti Beşiktaş-Galatasaray'a benzetiyor. Burada bu kadar kilise var,kim gidiyor bunlara? sorumuza 'Ben de bilmiyorum,kilisede çalışanlar dışında kimsenin gittiğini görmedim' diyor. Savaş esnasında 3 yaşında olduğundan hatırlamıyor olanları. Eyvallah deyip kalkıyoruz, biraz sonra da Hodzic'in mekanını buluyoruz. Tabelasında Galatasaray yazılı, kapısında kocaman bir Galatasaray bayrağı bulunan, içeride Galatasaray'dan aldığı plaketler, diğer ülkelerin flamaları ve bir sürü resim var. Maalesef kendisi dükkanda değil,biz de güzel bir muhabbeti kaçırıyoruz.
    Başçarşı'nın hemen çıkışında, biraz ileride bir mezarlık var. Yüzler,belki de binlerce şehit yatıyor, ortada da Bosna'nın ilk cumhurbaşkanı,Aliya izzetbegovic.Mezarlığın yanından geçmekte olanlar genelde durup bir dua okuyup yollarına devam ediyorlar.Bosna'da ölüm ve yaşam, savaş ve barış hep iç içe.Bunun bir başka kanıtı da Sırp mermileri tarafından kevgire çevirilmiş apartmanların dış kısımlarının olduğu gibi,adeta savaş nişanı gibi korunması.
    Saraybosna havaalanından bir köye açılan ve 1 yıl boyunca Saraybosna'yı besleyen bir tünel var,adı Umut Tüneli. Kapısına geliyoruz fakat Tünel açık olması gereken saatte kapalı,biraz bekliyoruz,görevli birisi tünelin sadece 25 metresinin görülebildiğini,normalde 800 metrelik tünelde yer yer çökmeler olduğunu söylüyor.
    Saraybosna'da gece hayatı çok canlı, Başçarşı'dan aşağı kaptırdığınızda istiklal Caddesi benzeri bir merkeze ulaşıyorsunuz. Barlar,kafeler,gece kulüpleri dolu.Otele dönerken bir grup genç birşeyler soruyor,anlamıyorum. Sonra biri 'smoke weed?' diyor kırık dökük ingilizcesiyle. 'Bende otçu tipi mi var ya :( ' anlık hüznünü yaşarken birden üzerimdeki Boşnak formasından bu turist gençlerin beni yerli zannettiğini anlıyorum.Hoş,Boşnak gençleri benim aksime ince,narin yapılı,kısa saçlı,sakalsız Edin Dzeko,Zvjezdan Misimovic gibi tipler,neyse.

    sarajevo'da mermilerden kevgire dönmüş ve savaş nişanı olarak, bir nevi ibretlik olarak aynen korunan binalar; http://a8.sphotos.ak.fbcd...65190465_1376365742_n.jpg

    şehre o kadar çok mermi düşmüş ki, bakın o mermilerden neler neler yapılıyor;
    http://a2.sphotos.ak.fbcd...832427146_291992845_n.jpg
    0 ...