karadeniz gibi; asi, hırçın, uslanmaz, özgür, zaptedilemez, deli dolu, sert ve tertemiz insanları olan şehir.
nerelisin denildiğinde gururlanarak cevap verebiliyorsan, kemençe sesi duyduğunda dünyanın neresinde olursan ol kıpraşmaya başlıyorsan, tabiatından dolayı herkes bir adım uzağında kalabiliyor ama yaklaşmasına izin verdiğin insanlar temiz kalbinden dolayı seni övüyorsa, her denizin dalgası kıyılarına asice çarpsın diye bekliyorsan, yeşil rengin tonunu başka yerde beğenemiyorsan, yıllarca uğramasanda ganita da çay içmeyi, sahilde hamsi, akçaabat ta köfte yemeyi özlüyorsan, bakışların aynı anda sert, hüzünlü, masum olabiliyorsa, gittiğinde insanlar "uuu sen .... uşaasun daa" diyorlar ve o samimiyeti yadırgamıyorsan, kendi memleketinin şivesi arada bir ortaya çıkıp "daaa" diyorsan trabzonlu sundur.*