söykü dergisi sayı 10 temasız

entry37 galeri
    29.
  1. savaş denen kahramanlık | mbaran

    Kapalı imgelerle süslü, modern bir savaş yorumu, bir ailenin piknikle başlayıp karanlıkta biten öyküsü. Kafka romanlarında ki o bilinmezlik, insana kurtulsan artık şunlar dedirten bir anlatım, okuyucuya bunu dedirtmek kolay olmasa gerek.

    Savaş nedir? insanları öldürmek, nefes olan bir organizmayı, havasız bırakmak mı? Eğer öyleyse delirmiş bir askerin şehri taramasıyla, savaş meydanında iki ordunun birbirini yok etmeye çalışmasının fazla farkı yok;
    '...bence kafayı yemiş bir asker tüm şehri katlediyor…'

    Suçluluk duygusu ne kadar güzel verilmiş burada, hangimiz masumuz ki?
    '...adam bir kişinin daha kendisi yüzünden ölmesini istemiyordu.'

    Vazgeçilmez olan vicdan vurgusu;
    '...genç pilot adayı, kararını vermişti: tepeye ulaşmanın bir yolunu bulacaktı. aileye silahları verdiği için artık kendini vicdanen rahat hissediyordu....'

    Hikayenin gidişatını bozan bir cümleydi bu bana göre. Gayet kapalı, kendi içinde çözülen bir anlatım varken, birden bire silah gücünden bahsediliyor, oysa ki o cümleye gelene kadar, tankın kurşun geçirmez camını delen,ölüm makinesi(!) bir silah var zaten ortada;
    '...acaba pilot adayı ne yapmıştı? belki bir duvarın dibinde cansız yatıyordu… kahramanlığın savaşta her zaman geçerli olmayacağını, modern savaşlarda artık şansın, silah gücünün; sayıca kalabalık olmaya, kahramanlığa göre daha önemli olduğunu biliyordu.'

    Büyük bir çaresizlik eşliğinde son kısma giriliyor, sonrasıysa karanlık;
    '...köşeye sıkışmışlığın korkunçluğunu bir defa daha hissetti adam. öldürülecek miydiler? ölüm korkusunun karnında bir sancı gibi gücünü kestiğini hissetti.'

    Okuyanı yoran, olayı çözmesine sevk eden öyküler hem yazanı hem okuyanı geliştirir ve geniş açıyla düşünmeye, görmeye, dinlemeye sevk eder: Tüm bunları yaptığı için mbaran'a teşekkürler.
    0 ...