7 tane tepesi , çok büyük alışveriş merkezleri , sonu gözükmeyen insanların birbirlerinin üzerine çıktığı caddeleri , geniş yolları , sabahların olmadığı sayısız barı yoktur edirne'nin. en büyük avantajı aslında kimsenin fark edemediği bir şeydir. konuşabilmek.
insanlarla çok rahat bit şekilde konuşursunuz. işte o zaman ne üstünüzdeki çatının ne de altınızdaki caddenin önemi kalır. sadece masanızdaki çay , bira yada rakının miktarı ilgilendirir sizi.
sınırlı sayıda yeri olmasına rağmen edirnelilerin zaten kafalarında belirlediği 3-4 yer vardır. dışarı çıkıldığında ayakların seni oraya götürür direk. sıra sıra kafelerin olduğu bir alanda bile gittiğin yer hep aynıdır. bilen bilir bedesten etrafında onlarca dönerci vardır. fakat edirneli genelde hep aynı dönercisine gider. yani her dönercinin kendi müşterisi vardır. orayla dost olursun ahpab olursun gelen giden insanlar sana selam bile vermeye başlar.
selam meselesine girmişken. edirne belli bir saatten sonra sessizliğe bürünür. 01-02 suları hemen hemen her yer gibi. o zaman bom boş olur caddeler. dışarıdaki insanlar ya meyhaneden geliyorlardır yada büfeye bira almaya gidiyorlardır. sokakta gördüğün bir sarhoş aniden iyi akşamlar diyebilir sana. tanısada tanımasada.