Prag'a gittiğimde romanlarını yazdığı, uyuyup uyandığı, düşler gördüğü, yediği içtiği, sarhoş olduğu, yaşadığı evi ziyaret ettiğim ünlü psikopat yazar. evi de aynen onun ruhu gibi inanılmaz kasvetli, umutsuz, karanlık, ölüm gibi.. onun; değişim, dava, milena'ya mektuplar gibi adama kafayı yedirtecek türdeki eserlerini okuyarak evini ziyaret eden birisi o evde ölümün hala nefes aldığını, meleklerin ve azrailin fısıltılarını duyabilir. aynen onun eserlerindeki fısıltılar gibi... kafka, gerçekten fark yaratan, ruhunu çırılçıplak kelimelere dökmüş bir yazardır.