ben bu yazıyı sana yazdım

entry31065 galeri video218
    11623.
  1. Sadece senin olmak istedim. Sadece sana ait olmak istedim bu dünyada. Sadece sana bakmak, seni görmek..Seni sevmek. . Bu cehenneme dönmüş dünyada bir cennet yaratmak istedim seninle. Masallardaki düşler ülkesine gitmek istedim elele.
    Ben bu dünyada isteyecek bir sürü şey varken seni istedim sadece.
    Her anında yanında olmak. Bütün saçmalıklarına katlanmak. Yanımda senin olduğun bi gelecek düşledim. Her gece gözlerine bakarak uyuyakalacağım, her sabah dokunuşlarınla uyanacağım bir gelecek . Sana kahvaltı hazırlayacağım, senin için yemekler yapacağım seni kapılarda karşılayacağım bir gelecek.
    Ben başımı omzuna yaslayıp herkesi her şeyi unutmak istedim. Ben sadece biz olalım istedim.

    Ben senden sonra hiç hayal kuramadım. Kimseleri senin yerine koyamadım. Öyle bir boşluk bırakmıştın ki içimde ben o boşluğu kimseyle dolduramadım. Sadece beni sevsinler, senin sevdiğin gibi sevsinler istedim. Kime tutunsam kurtulmak umuduyla daha da dibe battım. Kimse kurtaramadı beni sensizliğin karanlığından, kimse alamadı beni bıraktığın o uçurumun kenarından.
    .
    Biliyor musun ? Senden sonra bütün erkeklerden nefret ettim. Hepsinin bir gün bırakıp gideceğini bildiğim için. Artık kurulan hiçbir düşün gerçekleşmeyeceğini öğrendiğim için. Her şey bittiğinde avuçlarımda düşlerim, parçalarını birleştirmeye çalıştığım kalbim ve dört bir yana saçılmış hayallerimle ortada kalmamak için. Hepsinden nefret ettim, daha fazla ölmemek için.

    Senden sonra aşka da hiç inanmadım. Zaten sen inandırmıştın beni. Bana demiştin ki aşk hiç sönmeyen bir ateştir. Ben bu cümleyi hiç unutmadım. Biliyor musun inanmıştım. Bana söylediğin her bir kelimeye körü körüne inanmıştım. Ama sen yalancıymışsın. Aşk ölümsüz değilmiş, o da fani her canlı gibi bir gün ölürmüş. Bir gün ya yağmur yağar, ya fırtına çıkar o ateşi söndürürmüş.

    O ateşin sönmemesi için her şeyi yapardım . Seninle bir gün daha fazla geçirebilmek için, gözlerine bir saat daha fazla bakabilmek, ellerini bir saat daha fazla tutabilmek için Roma’yı da bütün dünyayı da gözümü kırpmadan yakardım.

    Şimdi ne yapıyorsun, benle kurduğun hayalleri bir başkasıyla da kuruyor musun, bir başkasına da aşkın hiç sönmeyen bir ateş olduğu yalanını uyduruyor musun ? Başkasına da evlenicez diyor musun ? Ellerini tutup, kokusunu içine çekiyor musun ? Bunları düşündükçe çıldıracak gibi oluyorum. Beynimin içinde bana verdiğin sözler yankılanıyor. Ben sensiz olamıyorum. Gözlerinin aydınlatmadığı, gülüşlerinin ısıtmadığı bir dünyada yaşayamıyorum.

    Biliyor musun ? Benim belki bir mesaj atarsın diye sabahladığım günlerim var. Benim fotoğrafına bakarak uyuyakaldığım gecelerim var. Benim hiç bıkmadan usanmadan seni bekleyişlerim var. Hiç öldüremediğim, kıyıda köşede birikmiş senli ümitlerim var.

    Sen gittikten sonra bile sana ihanet etmedim ben. Belki bir gün çıkıp gelirsen sana sonsuza kadar gözlerinin esiriyim diyebilmek için. Sadece sana ait olabilmek için.
    Senden de hayallerimizden de bir an olsun vazgeçemedim ben. Her nefret edişimde bir daha bir daha sevdim. Afrikalı bir çocuğun suya, müebbet yemiş mahkumun gün ışığına hasreti gibiydi benim hasretim. Seni böyle delice özlememe engel olamadı nefretim. Evet ben seni nefret ede ede sevdim.
    Her hatırladığımda hıçkırıklara boğulduğum anılar bıraktın bana. Sırtımda bir kambur misali söküp atamadığım yitik bir sevda bıraktın ardında. Üzerine sensizliğin karanlığı çökmüş puslu bir gelecekle ekmek ufağı gibi umut parçacıkları kaldı avuçlarımda.

    Ben bir daha hiç hayal kuramadım. Ben senden sonra hiç aşık olmadım. Aslında ben senden sonra sanki hiç yaşamadım.
    0 ...