aziz kocaoğlu

entry209 galeri
    84.
  1. izmir Bornova'da Mustafa Kemal Caddesi'nde Seçkin isimli bir mağazası vardır ve Arçelik bayiliği yapmaktadır. Ben kendimi bildim bileli bu mağaza vardı. Hatta pek çok yerde şubeleri de bulunmaktadır. Aziz Kocaoğlu aileden zengin biridir. Belediye Başkanı olmadan evvel Bornova Merkezi'nde levantenlerden kalma bir köşkü 2 trilyona aldığı söyleniyordu.

    Ahmet Priştina ya da Burhan Özfatura kadar vizyon sahibi değildir. Sonuç olarak gerçekten de biraz da şansına büyükşehir başkanı olmuştur. Ama bu onun dürüst bir insan olmadığı anlamına da gelmez. istese izmir'in popüler olmayan yerlerinde arsalar alır sonra da oralara yollar,AVM'ler kondurtup parayı götürürdü. Yapmadı. Bununla birlikte yine de çete reisi damgası yemiştir. izmir Büyükşehir Başkanı'nın neden bu damgayı yediğini irdelemeye fazla gerek yok. Öncelikle muhalefet partisi ama ondan da önemlisi başta başbakanımızın ve AKP'nin kızıl elması izmir'in başında...

    Öncelikle taraf olsak da olmasak da Aziz Bey'in bir insan olduğunu kabullenmek gerekir. Yani elbette ki hataları olmuştur, olacaktır da. Basın mensupları önünde CHP'li vekille tartışması gibi. Ama kadrosunu tutuklamaya götüren nedenler oldukça komiktir ve artık ülkemiz dışından bile tepkiler almaktadır. Bitirilemeyen bir metro olayı vardır ki bir sonraki seçimde Hatay, Üçkuyular ve Balçova'dan nasıl oy alacak merak içindeyim. insanlar işin içyüzünü bilmiyorlar ve bilmek zorunda da değiller. izmir'in en güzel yerlerinden biri yıllardır şantiye alanına dönmüş durumda. insanlar bu kazılar sırasında karşılaşılan jeolojik zorlukları bilmiyorlar. Ayrıca daha şimdiden Belediyenin içine çöreklenmiş bazı AKP'li kadroların metroyu bitirmemek için çaba harcadıklarını da bilmiyorlar. Bunlar oluyor ne yazık ki... Yine de burada kendi kadrosunu tanıyamamış olmasından dolayı Aziz Bey'i suçlu buluyorum. Güvendiği adamlara gücenmesi gerekiyor artık. Ayrıca belediyeye uğramadığı halde maaş alan personeli de bir an evvel temizlemeli...

    Bu son örnekler aşağı yukarı tüm belediyelerde var. AKP'li olsun ya da CHP'li hiç fark etmiyor. Her zaman bu tip yerlerde dost ve düşman kazanmanız mümkün. Ama bir işi bir kişiye vermek gerektiğinden işi alamayanlar doğrudan düşman kümesine geçiveriyorlar.

    Aziz Kocaoğlu'nun çete reisi olarak gösterilmesine neden olan olaylar ise şunlardır:
    - izmir'in Gümüldür ilçesinde ve özellikle Balçova'da üreticinin elinde kalan mandalinayı alarak okullarda dağıtmak. Burada üreticiyi kullanarak kamuyu zarara uğratmasından bahsediliyor ki anlamak mümkün değil. Bu arada Mandalina da uçuk fiyatlara alınmış da değil.
    -Öğretmenler gününde öğretmenlere şal, kaşkol dağıtılmış.Bu ürünler de kooperatiflerden ucuza alınmış.Anlamak mümkün değil...
    - ihale açmadan Şevval Sam konseri verdirtmek.

    Ya bu soruşturmaları bilmeyenler için söyleyeyim ki gerçekten çok komik. Soruşturmayı yürüten müfettişlerin bir çoğu yeni mezun gençler. Bunlar, soruşturacakları şeyleri soruşturulacaklardan öğrendiler.

    Aziz Kocaoğlu ve belediyenin suçlanamadığı maddeler ise şunlar:
    - 80 kadar müfettişin aylarca inceleyip bir suistimal bulamadığı metro ihaleleri.
    - Tüneller, yeraltı istasyonları, geçitlerden oluşan 600 milyon liralık metro ihalesi.
    - Körfez trafiği için 115 milyon liraya alınan 15 ae sodet katamaran ve hızlı vapur ihalesi.
    - 200 milyon lira gibi bir maliyeti olan Kadifekaledeki kentsel dönüşüm.
    - 70 milyon liraya mal olan biyolojik arıtma tesisi.
    - 62 milyon liraya mal olan Çamur Çürütme ve Kurutma Tesisi.
    - Maliyeti sadece bu sene 7 milyon lirayı bulan 207 bin öğrenciye dağıtılan süt.

    Dikkat çeken ve soruşturulmaya gerek duyulmaya gerçekler ise şunlar:

    - istanbul metrosunun her kilometresi 140 milyon lira iken izmir metrosunun 40 milyonlara mal olması.
    - Başka bir şehirde yabancı krediyle 40 milyon euroya yaptırılan arıtma tesisini 3 milyon dolara ve özkaynaklarla yaptırdı.
    - Hükümetin 53 kuruşa mal ettiği sütü 37 kuruşa mal etmesi. Kuruş hesabını milyon bazındaki çocuk sayısıyla çarparsanız çorbayı hesaplarsınız.

    Benim için Aziz Kocaoğlu'nun en anlamlı çabası izmir'in agorasını ortaya çıkartması oldu. Yıllardır izmir'de yaşayanların bile bilmediği, kent merkezinde yer alan, iki çeşmelik yokuşu başındaki Agora ortaya çıkarıldı. izmirliler'in bilmemesi aslında gayet normal çünkü bu alan yıllarca izmir'in en boktan semtlerinden biri sayılan yerdeydi. Öyle ki uzun yıllar seks filmleri oynatıp, kimi zaman adı tecavüzlerde geçen Saray Sineması yıkılınca duvarlarından birinin ikibin küsur yıllar surlar olduğunu fark ettik.
    Yani bir çok devlet büyümüzün çanak çömlek çıkıyor diye küçümsediği tarihimize sahip çıkıyor. Evet, şu an çok gösterişli ve cazibel değil belki ama yıllar içinde Agora'nın değeri Roma'nın Colessium'u ile kıyaslanabilecek seviyeye çıkabilir.
    (08.07.2012 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde yer alan Yılmaz Özdil'in yazısından faydalanılmıştır.)
    0 ...