bakteri gibi çoğalan şahsiyetsiz zavallılardır. yedisinde ne ise yetmişinde de aynı çizgiyi bozmadan sinir uçlarımızı gıdıklarlar. onları şöyle yavaştan sakince süzerseniz gözünüze takılırlar. siz küçükken sınıfınızda ilgi çekmek için herboka ağlayan küçük sürtükler vardır, hani öğretmeniniz o gün tesadüfen kendi sevimsiz ve çirkin çocuğunu okula getirdiğinde tüm dertlerini unutup yüz kaslarını sahte bir gülücükle donatıp ayyyyjjjj ne tatlıı diye tatlı çocık yaygarasını da koparan ilk yalama aynı zamanda odur. etrafına iyi insan imajı pazarlayıp da evde suratsızlar tanırız mesela. yaptıkları yüzlerine karşı söylenemeye söylenemeye onurlu insan zannedilmeleri yokmu birde o an alayının gırtlağına çöküp tüm dünyanın öcünü almak istiyorum