bir ülkenin gelişmesi için olmazsa olmaz diyebileceğimiz temel olay bilim üretmektir. bilim üretmeyip hazır teknoloji satın aldığımız sürece geride kalmaya devam edeceğimiz çok açıktır. cumhuriyet tarihinde temel bilimlere yapılan yatırımlar gelişmiş ülkelerin yatırımlarıyla kıyaslandığında yok denecek kadar azdır. temel bilimlere yatırımları arttırdığımız takdirde kendi ürünlerimizi üretmeye de başlarız.
eğitim konusunda ki sıkıntılarıda görmezden gelemeyiz.
öğreticilerin durumları öncelikle tartışılacak konu olmalıdır. kimdir öğretici? öncelikle ailedir, sonra çevre ve öğretmenler gelir. çocuk ilkokula başlayana kadar gerek ailesi içerisinde gerekse çevresinde kimsenin elinde kitap görmüyor, sonra ilkokula başladığı zaman okumayı sevmiyorum diyor. öğretmeni idealist değilse pek ilgilenmiyor. ilerleyen zamanlarda bu çocuk liseye başlıyor kitap okumakla alakalı hiçbir şey yapmıyor, sınav sistemi ilginçtir bir sene oturur çalışırsın üniversiteye gidersin. üniversitede de aynı okumama durumu devam eder. kitap okumayan bir insan düşünme yeteneğini köreltir. düşünme yeteneğini büyük oranda köreltmiş bir nesil yetiştireceksin sonra biz niye gelişmiyoruz diyeceksin...
bu sıkıntılı durumun çözümü:
aileler olarak okuma oranlarımızı yükselteceğiz, sohbetlerimiz dedikodu üzerine değil eğitici konular üzerine olacak, öğretmenlerin bilgi düzeyleri arttırılacak, üniversitede aldıkları eğitimle kalmamaları kendilerini geliştirmeleri için teşvik edilecek ve denetlenecek. aile bilgili, çevre bilgili, öğretmen bilgili olduğu zaman yetişecek nesilde kaliteli olacaktır. düşünen nesiller ortaya çıkacak. bu düşünen, sorgulayan, bilgili, bilimle içiçe olacak nesil türkiyenin gelişmesini sağlayabilir.