bir daha göremezsem sarılması

entry17 galeri
    15.
  1. her zaman karşı cinsle bir aşk sonrası veya aşk halinde olmayabilir .

    annem , emekli öğretmen ve dört kız kardeş içerisinde okuyan , meslek sahibi olan tek çocuk . malum eski insanlar ( dedem ) kızlarını okutmaya pek gönüllü olmuyorlardı , onca zorluk içerisinde inatla okulunu okudu ve öğretmen oldu . balıkesir in gün yüzü görmemiş köylerinde -tabiri caizse sürgün yerlerinde- öğretmenlik yaptı . onlarca yeni nesle hayatları boyunca kullanacakları birçok temel bilgiyi ve ahlakı verdi , yüzünden gülümsemesi ve dilinde tatlı sözleri hiçbir zaman eksik olmadı , yıllarca bana ve kızkardeşime iyi bir eğitim sağlayabilmek ve kendine yetebilen insanlar olarak yetiştirebilmek için var gücü ile çalıştı , birgün bile küçük bir şikayette bulunmadan çocuklarına ( öz çocukları ve öğrencileri )adanmış bir hayat yaşadı , ne yurt dışı gördü ne ülkesini gezebildi , kıt kanaat geçinip mutlu olabilenlerdendi o , tek istediği ailesinin ve etrafındakilerin mutluluğu oldu .

    yaklaşık birbuçuk ay önce aniden bazı kelimeleri tam telaffuz edememeye başladı , sonrasında çekilen mr'larda beyninin sol tarafında bir lezyon fark edildi , lezyon beynin konuşma merkezi öncelikli olmak üzere tüm duyuları yönettiği merkeze yakın bir konumda tespit edildi , ilk olarak konuşması bozuldu , yıllardır bıkmadan usanmadan ders anlatan hayatını bu şekilde kazanmış bir insan olarak artık kelimeleri tam söyleyemiyor , anlaşılması güç bir şekilde konuşuyordu .
    bahsettiğim bir buçuk aydır doktorlardan doktorlara , hastanelerden hastanelere koşuyor , hastalığın ne olduğunu bulmaya ve nasıl tedavi ettirebileceğimizi anlamaya çalıyorduk , hastalık nedeni ile güçsüz düşüyor bu koşturmaca nedeni ile hem fiziksel olarak çok yıpranıyor , hem de beyninde ne olduğunu bilmediği o şey ile büyük bir psikolojik savaşa aralıksız devam ediyordu .son olarak vücudunun sağ tarafında özellikle sağ kolunda belirgin oranda güç kaybı yaşadı , ne olacağını tahmin bile demediğimiz bir şekilde yavaş yavaş vücudunu ele geçiren hastalıkla , gözlerindeki ışığı hiç kaybetmeden savaşıyor , bizi her gördüğünde gözlerimizin içine içine bakarak sanki bize güç vermeye çalışıyordu( umudumuzu yitirdiğimiz ya da maskemizi takamayıp üzüntümüzü belli ettiğimiz anlarda ).
    hastalıkla ilgili ayrıntılar bambaşka başlıklarda anlatılabilir , şimdilik sadece ms ve beyin tümöründen birisi olduğu ve tam teşhis için daha çok yolumuz olduğunu söylemekle yetineyim .
    herkes annesini çok sever buna şüphe yok , herkes bir arkadaşının annesi babası veya bir tanıdığının çekirdek ailesinden bir yakını hastalansa tabi ki çok üzülür buna da şüphe yok , ama ben şunu o kadar net anladım ki ateş düştüğü yeri yakıyor.
    33 yaşındaym , kendimce çok acı çektiğim ya da başka bir deyişle zorlandığımı düşündüğüm zamanlar yaşadım , ama şimdiye kadar dardayım dediğim tüm anlar için resmen utanç duyuyorum .
    etrafına enerji yayan , kıpır kıpır , hayat dolu annem gözlerimin önünde yavaş yavaş eriyor ve onunla geçirdiğim her saniyenin önemini çaresizce anlıyorum artarak ve acımasızca . işte ben bir buçuk aydır evden çıkarken ona bir daha göremezsem hissini iliklerime kadar yaşayarak sarılıyorum , saçlarını okşuyorum , kokluyorum , öpüyorum , 33 yıl boyunca yapmadığım kadar çok ve sık .
    artık bir insanı bir daha göremezsem diye sarılmanın ne kadar zor olduğunu biliyorum .
    0 ...