gece çarşıdan dönerken ıssız bir sokakta kaldırımda bir karartı gördüm. 1 numara miyop olduğum ve gözlük takmadığım için * köpek mi, tinerci mi, uyuyan evsiz mi seçemiyordum. çaktırmadan gözüm üzerindeydi onun. 5 10 metre kadar yanına yaklaştım. ince ağlamaklı bir ses... belliydi kadın olduğu, daha dikkatli baktım kıstım gözlerimi. siyah uzun saçlarını sıyırarak yüzüme baktı. yüzü simsiyahtı akan rimellerinden dolayı. hanım efendi yardımcı olmamı ister misiniz dedim. biraz içkiliydim ne kadar güvenilir olabilirim ki o durumda? korkusu gözlerinden belli oluyordu. baktı sadece. kim olduğumu ne yaptığımı anlattım korkusu azalması için. o da içini döktü ailevi sorunlarından dolayı dışarıda olduğunu anladım. benimle gelebileceğini söyledim. bana güvenmişti, belki başka da çaresi yoktu o yüzden... kuzenimi aradım hemen. 'ağlayan kız' ile birlikte o gece evinde kaldık. onu odada misafir ettik biz salonda pes attık sabaha kadar. sabah 7 civarı uyandı 'ağlayan kız'. arkadaşlarını aradı gelip aldılar kendisini. numaramı da aldı. o günden beri görüşüyoruz kendisiyle. onu, o kızı ağlatanlar utansın dedim.
not: işbu yazı yaklaşık 3 ay önce başka sözlükte tarafımdan yazılmıştır. 3 ay geçti evet. 'ağlayan kız' şuan en yakın arkadaşlarımdan biri. çok yakın.