yazıyorsam bunu okumaya borçluyum. okuyor ve yazıyorsam, birazcık da sanatçıysam eleştirimi yaparım dedim. ama olumlu eleştiri * işte benden karalamalar...
(11 mart 2012)
dün akşam başlayıp, bu akşam bitirdiğim "küçük mucizeler dükkanı" adlı kitap tek kelimeyle harika!
470 sayfalık bir tutku... tüm sayfalarda birbirinden tamamen farklı dört kadının hayatına tanıklık etmek değişikti. ve bu dört kadının farklı hayatlarındaki kişileri tanımak değişikti.
şunu itiraf etmeliyim ki, 450. sayfadan sonra kitabın bitmeye başladığını hissediyorsunuz ve bu sizi hüzünlendiriyor. tüm karmaşıklığın çözülmeye başlaması, yüreğinizdeki duyguları da çözülmesine neden oluyor. gözlerin buğlunması ve burnun sızlaması kaçınılmaz son, onca sayfadan sonra bir cümle sizi sarsıyor.
kitaptan sonra kadınların kutsallığına bir kez daha inandım. şunu da anladım ki kadınlar asla anlaşılamayacak ama kadınlar da anlaşılmaya çalışmaktan asla vazgeçmeyecek.
yine de kadınların ne hissettiğini yaşayamıyor olsak da ne hissettiklerini öğrenmeli ve hissettiklerine değer vermeliyiz.
bir kitabın beni bu kadar etkileyeceğini düşünmemiştim...
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
...bir kadının da!
--spoiler--