Biraz önce, Üst komşum kandil niyetine mercimek köftesi ve kurabiye getirdi.. alırken pek sesim çıkmadı, teşekkürler diyebildim sadece.. sizin de kandiliniz mübarek olsun bile diyemedim, allah'ım ne kadar öküz'üm..
şimdi koca tabak karşımda duruyor, hepsi de el yapımı.. ben bir yiyeceğin ev yapımı olup olmadığını ilk görüşte anlarım çünkü..
insan senede bir-iki kere yiyince ev yemeğini, daha bir biliyor kıymetini..
hala tabağa bakıyorum, baktıkça duygulanıyorum.. yerimden fırlayıp, merdivenleri 3'er 3'er çıkıp kapısını çalasım var komşu teyzenin.. ve o kapıyı açar açmaz sarılasım var boynuna, "anneeeem" diye bağıra bağıra ağlayasım var çok fena.. "çok özlediiim" diye çekesim var içimi..
ama ağlayamıyorum işte, ağlayamıyorum.. 3 yıldır uğraşıyorum ama ağlayamıyorum ben..
9 yıllık ayrılığa rağmen, gözümden yaşlar gelirken,
"seni çok özledim anne" diyemiyorum..