1 mayıs polis işkencesi

entry47 galeri
    ?.
  1. not: bu entry ilhamını
    http://www.milliyet.com.t...p?id=34&galeriid=1077
    http://www.milliyet.com.t...sp?id=5&galeriid=1077
    http://www.milliyet.com.t...p?id=50&galeriid=1077

    resimlerinden almıştır.

    elbetteki empati önemli bir kavram ve özellikle de bizim gibi çatışmalara yatkın bir halk için bu çok çok daha önemlidir. bu başlık da olaya bir nevi empatik sempatik hatta kompatik yaklaşma iddiasındadır. sonuç öyle olmasa dahi çıkış amacı odur.

    "nedir bu resimlerdeki ortak nokta"dan daha önce insanları kısaca anlamaya çalışalım. öyle ya da böyle hepimiz çalışıyor para kazanıyoruz. (kazanma biçiminin ahlaki yanını sorgulamak bu açıklanacak entrynin görevi değil. ) eylemciler kendilerince sorunu dile getiriyor. bir tarafta daha iyi yaşamak için hak arayan insanlar bir tarafta da daha iyi yaşamak için hak arayanlara haklarını (artık kim nasıl veriyorsa bu hakları) hatırlatmaya çalışanlar var. yani polisler bir anlamda bu işin öznesi olmaktan çok nesnesi konumundalar. ya da genelde öyle düşünlür bu şekilde savunulur. vali ile emniyet müdürü/leri kararları verir amire bildirir amirde memuruna uygulatır. buraya kadar herhangi bir sorun yok.
    gelelim resimlerimizdeki ortak noktaya. hafta sonu bulmacalarını az da olsa çözen biri için pek sıkıntı olmayacaktır bu sorunun cevabını bulmak. üç resmin ortak noktası polisin elindeki cop un (kimisi haydar demiştir ve haydar argo da erkek cinsel organı anlamına gelir ve bizde cop sokmak diye tabir edilen bir işkence biçimi vardır.) ters tutulmuş olmasıdır. ne demektir bu, bir cop neden ters tutulur? halbuki copu düz tutmak bir kavrayış ve kontrol rahatlığı sunmaktadır. aslında sorunun tam cevabı da buradan yakalanabilir. önemli olan da zaten kontrol değil kontrolsüzlüktür. evet amir icaplarına bakın, yaklaştırmayın demiş olabilir polislere ve polisin bu şekilde davranması kanunlarca -mevcut kanunlarca- hakkıdır ama o cop eline doğru düzgün kullanması için verilmiştir. copu ters tutup eylemcilerin kafalarına vurmak -sapının çıkıntısından dolayı- daha çok acı vermeye çalışmak sadizm değilse ideolojik yaklaşımdır. bu demektir ki aslında polis öç peşindedir.artık o cop onun için bir görev değildir şahsi bir mesele olmuştur. belki de hiçbir darbe almamaıştır ama içini yakıp kavuran ezmek hırsı yetinmeme hırsı onu copu ters tutup daha çok acı vermeye itmiştir. mümkünatı olsa cop değil kalas tercih edecektir. biber gazını 50 cm den sıkan polislerin resmine henüz rastlanmadığı için şimdilik bahsedilmemektedir ve bu entrynin şimdilik konusu değildir.

    evet bu yönüyle bu bir mayıs polis işkencesi olmuştur. yazarın aklından önce bir olay sonra tarihi bir vakıa geçmiştir.
    şimdi ismi hatırlanmayan bir kadın, görevliye mukavemetten hakim karşısına çıkarılır. hakim ne olduğunu sorar ve kadın şöyle der:
    o beni kanun namına tutukladı, ben de onu özgürlük adına tokatladım.
    korkarım yakında bu tür olaylar yüzünden bu gibi özgürlükler kullanıomaya başlanacaktır.

    işe yarayacağını sanmamakla birlikte son bir gelişmeyle güncellemek istedim. zamanında bu yazı okunduğundan mıdır nedir (hadi canım) polise şöyle bir eğitim verilmeye başlanmış aynen aktarıyorum.

    Emniyet Genel Müdürlüğü, 1 Mayıs 2007'de gaz maskeli bir çevik kuvvet polisinin, istanbul Taksim'de eşiyle birlikte yemek yiyen bir adama tokat atması gibi olumsuz görüntülerin bir daha yaşanmaması için çevik kuvvet amirlerine seminer verecek. 17 Ekim'de Ankara'da başlayacak seminerde, "dağılın" ihtarına uymayan göstericilere müdahale etmenin yolları öğretilecek. Seminerde özellikle, "Copu, belden aşağıya 'V' hareketi şeklinde vurun. Copu tersten tutmayın" uyarılarında bulunulacak. insan hakları da hatırlatılarak, "Yetkisini aşan Çevik Kuvvet'in gözünün yaşına bakmayın. Yere düşeni tekmeleyen polis cezasız kalmayacak" mesajı verilecek.
    http://www.sabah.com.tr/h...4FF1B742E4814B206520.html
    14 ...