uluslararası teori konusunda dünyanın sayılı akademisyenlerinden biridir. Fukuyama ününü büyük ölçüde Soğuk Savaş sonrasında yazdığı Tarihin Sonu adlı çalışmasına borçludur. karl marks gibi ünlü Alman filozofu Hegelden fazlasıyla etkilenen francis Fukuyama, aynı şekilde tarihin sonunu teorileştirmiş fakat Markstan çok farklı bir son öngörmüştür. Fukuyamaya göre insan doğası için en uygun yaşam şekli ve toplumsal düzen liberalizmin hüküm sürdüğü düzendir ve tarih boyunca bu düşünceyi ve bu düşünceye bağlı kurulmuş ya da kurulabilecek düzeni ortadan kaldırmayı misyon edinen güçler ile liberal düzeni daha da pekiştirmeyi amaçlayan güçler arasında çatışmalar yaşanmıştır. Tarih böyle ilerlemiştir. Fukuyamaya göre monarşi, imparatorluklar,hanedanlıklar, dini odaklar her zaman liberal ideolojiyi ve bunu savunanları alt etmeyi amaçlamış, lakin zaman içinde Liberalizm hep üstünlük sağlamıştır. Komünist ve Faşist rejimler de geçmişte vuku bulmuş Liberalizmin diğer anti-tezleridir. Ancak Fukuyamaya göre Soğuk Savaşın sona ermesi ve Batı bloğunun galibiyeti, buna ilaveten Çin ve Rusya gibi komünist düzen ülkelerin Batılı sistemlere yönelmeleri liberalizmin beklenen zaferinin gerçekleştiğini ve sonunda tek bir yol olduğunu gösteriyordu. Fukuyamanın düşüncesine göre Batılı normların yayılması zaman alacak ve Üçüncü Dünya ülkelerinin istikrarara kavuşmaları uzun sürecek ancak sonunda kesinlikle tüm dünya liberal demokrasiye ulaşacaktır.