her derde deva, delikanlı çocuktur. zati buraların adamı değildir pek. bize uzak diyarlardan gelmiştir.
küçükken superman ile ilgili bi rüya gördüğümü hatırlıyorum. yok, öyle senin bildiğin rüyalardan değil. dört yaşındayım. ya da beş. en fazla olsun altı. o da en kötü yani. şimdi efendim realitede ben 4 yaşıma kadar hep böle masaların altında dolandığım ve bilimum masa, sehpa, sandalye altlarında oturmayı sevdiğim için bu bahsettiğim karanlık, köprüaltı tipi mekanlar benim mekanımdı. oralarda takılırdım. evin içinde kendi dünyamı kurmaya çalışıyodum belki. hani kimsenin gelmeyeceği... neyse. burdan freud a bağlamak istemem meseleyi.
te o zamandan hatırladığım bu rüyamda, ben yine yemek masasının altındayım. moralim çok bozuk. neden bilmiyorum. belki o gün hugo yu kaçırmışımdır, kardeşim saçımı çekmiştir ya da başka salakça bir şey olmuştur, o da rüyama yansımıştır heralde. böyle masa altında otururkene balkondan (ki kapısı açıktı yani) (öyle supermanlik bi durum yok ortada) mavi kıyafetli bi adam girdi. kaslı maslı. esmer. ulan kimdir nedir ben düşünürken anladım ki superman bu! eve teşrif etmiş! obaaaa! benim iradem dışında attı beni sırtına, ki sorsa da hayır demem yani neden diim, hoop, uçuverdik balkondan. gecenin karanlığında kaybolduk. siyah saçlarının rüzgarda dalgalanışını, fıstık ın (oyuncak dinazorum)(oyuncak dinazorum vardı benim) elimden düşüp yitmesini, aşağılara bakıp korkudan it gibi titrediğimi, bunu farkeden superman in kahkaha atmasını çok net hatırlıyorum. sanırım hatırlayabildiğim ilk rüyadır. ve beni etkileyen tek rüyadır.
superman in bu denli etkileyici bi karakter olmasının sebebi elbette ki karakterin üstlendiği rollerdir. ve sanılanın aksine bu karakter kadınlae için değil, erkekler için tasarlanmıştır. ha birtakım etkileri sadece kadınlara yansımıştır. kadın, superman e hayran olur, aşık olur, bilimum hayaller kurar adamla ilgili... ama erkek, superman i örnek alabilir kendine. hareketlerini hayat düsturu olarak belirleyebilir. ki belirlemiştir de.
diyeceksin ki: 'ne düsturu? yok artık! hangi adamı sokaklarda kırmızı donnan gezerken gördün?' gördüm. vallaha gördüm. o ayrı. ondan şimdi bahsetmicem. sonra. ama kastettiğim o değil zaten. dikkat edilirse superman süper olduğu kadar alçakgönüllüdür de. sosyal hayatta sessiz sakindir. çaktırmaz. ne gücünü ne zekasını. bu tip hareketleri günümüz erkeklerine de sirayet etmiştir. sonradan superman i taklide yeltenen örümcekler yarasalar da olmuştur bunu takiben. hatta o batman, bildiğin burjuvadır. ne o öyle malikaneler, uzay mekiğini andıran arabalar. benim clark kent im üç kuruş için patrondan gün aşırı azar işitsin, aleme maymun olsun... öbürü etrafında uşaklar, yok seksi hatunlar yok kedi kadınlar... ondan sonra superman de süper kahraman bu yavşak da süper kahraman! yok ya!
velhasıl kelam superman i değerlendirirken, bizlere anlatılanların, izletilenlerin, okutulanların dahilinde bulunan her motifin bir felsefe olduğunu, bir slogan olduğunu unutmamak gerekir. krypton, uzaklardaki yurdudur insanın. hiçbir zaman yaşadığı yere alışamamasının sebebidir. çünkü o krypton a aittir. buralara değil. bu asıl ait olunan yurt illa toprak ile bağdaştırılmamalı. fikren de düşünülebilir.
ne kadar güçlü olursa olsun kahramanımızın bir maddeye, kryptonite e zaafının olması da insanlığın başından beri öğrenilen tecrübesi sonucu hikayeye yerleşmiştir. herkesin bir zayıf noktası vardır. heybetliymiş şuymuş buymuş yalandır onlar. aynı düsturu aşil in efsanesinde de bulabiliriz.
superman değilken kendisine o kadar ilgi duymayan, ancak mavi kostümü üzerine geçirdiğinde hayranlıkla kendisine bakan hatun da tüm insanlığa aittir. ambalaj önemlidir. artı, bi kızın gözüne girmek istiyosanız, pısırık olmamanız gerekir. atik olacaksınız. alın size superman abi den hayat dersi.
bu ve bunun gibi tüm roller, bize hiç yabancı gelmeyen kavramların bütünüdür. dolayısıyla superman, oldukça iyi düşünülmüş, üzerinde çalışılmış, bir ruhu, bir felsefesi bulunan, hatta birçok filozofa ilham veren bir çizgi roman kahramanıdır. yakışıklıymış, kaslıymış, balkonlardan girip sana mehtap turu attırıyomuş, geçicen onları. esas olan maneviyattır.
haklı ününe sahip çıkmaktadır hala. ününden öte, her geçen gün daha fazla aranmaktadır, özlenmektedir, ihtiyaç duyulmaktadır superman. erkekler ve kızlar tarafından. ama telefon kulübelerine boşuna bakıp durmayın. orda yok artık. saklanıyor. geçende konya da görülmüş. öyle diyorlar. bi araştırmak lazım.