beni, seni, hepimizi sarsan olaylar silsilesinin kahramanlarından.
münevver karabulut cinayeti..
cinayetin işleniş tarzı, yetmezmiş gibi failin yakalanamayışı, kaçırılması. failin bir holding patronunun şımarık çocuğu olduğunu da unutmamak lazım.
medyanın yoğun ilgisini çekti tabi, bu kadarı türk halkının burnunu soluması için yeterliydi. varlıklı aile imkanlarını kullanarak oğullarını kaçırmaya çalıştıkça, tepki daha artarak devam etti. cem garipoğlu'nun yakalanamaması halinde inanın bu ülkede sık sık yaşadığımız gaz sıkışmasını yaşayacak, biraz daha öfkeyle dolacaktık bozuk düzene, adalete karşı.
neyse ki medyanın yoğun ilgisi, polisin daha bir motive oluşu gibi sebeplerle cem garipoğlu'nu kaçıranlar pes etti. bundan sonra medyanın ilgisi kademeli olarak azalarak davaya müdahil oldu, fakat sonunda bitti. bu dönemde çok şeyler yazıldı,çizildi yine de.
cem garipoğlu kız arkadaşının kendisinin erkekliğine hakaret ettiğini ifade ediyor, cinnet geçirdiğini, yaptıklarına pişman olduğunu söylüyordu. cinneti geçirmiş ama sonra cesedi bölüp, parçalayacak kadar soğuk kanlı olabilmişti.
bu arada cinayet hakkında başka görüşler de ileri sürüldü. cinayet gecesi münevver'in ve cem'in kameralarca gözetlenen ön kapıdan değil de gizli kamera olmayan arka kapıdan alınışı, olay mahallinde görülen 700 bin dolar gibi konular gündeme geldi, gitti.
hatta ailenin garipoğlu ailesinden para istediği bile yazıldı,çizildi. cüneyt özdemir'in yazdıklarına göre kendisi ve ekibi münevver hakkında bir kitap yazmayı kararlaştırmışlar, projeyi aileyle konuştukları ilk gün "bizim bu işten payımız ne olacak" gibisinden bir tepki görünce bu işten geri dönmüşlerdi. zaten onlar bu işi para için değil toplumsal bir bilinç için yapmaya karar vermişler, ticari bir kaygıyla hareket etmemişler, ailenin tutumu karşısında bu işten vazgeçmişlerdi.
daha neler neler..
fakat benim bu olayın başından beri tek emin olduğum şey süreyya karabulut!
süreyya karabulut kötü bir baba örneği olarak görüyorum, ona çok kızıyorum.
17 yaşında bir kıza sahip çıkmak gerekir.. bir babanın en büyük vazifesi kızını kollamaktır.
bence süreyya karabulut bunu becerememiş.
zengin aileye gelin olması beklenen kız maktül oldu.. trajik!