yürüyordum. ıssız ve sisli bir yaz gecesiydi. eve en kısa zamanda ulaşabilmek için sürekli olarak kullandıgım yolu değil, 2 blok ötede ki şehir mezarlıgınında bulundugu yolu seçmiştim. etrafta in cin tek kale maç yapıyor, kulaklarımı baykuşların hep birden çığırdıkları esrarengiz ve iç gıdıklayan sesleri tırmalıyordu. havadaki nem rüzgarında sayesinde cigerlerime doluyor, ortamın rutubeti kalp atışlarımı ritmik ve senkronel bir şekilde hızlandırıyordu. hafiften tırsıyordum. tırsıyordum lakin çok yorgundum, o yüzden eve en kısa sürede varmalıydım. derken uyandım işe geç kalıyorum mınıskim.