klibi çıkan şarkı. çok değişik duygulara itmiştir beni.
üzgünüm ki coldplay de artık "klip çekip arkaya fon müziği koyangiller"e katıldı. böyle mi olacaktı ya?
gerçekten üzüldüm ben coldplay'in bu değişimine. kendilerince haklı olabilirler çünkü insanları asla mutlu edemezsiniz. aynı müziği yapmaya devam etseler "bu ne ya hep aynı şey" diyecekti bu kez insanlar. paradise çıktığında "aa niye problem yaratıyolar ki bildiğin coldplay şarkısı bu" demiştim, charlie brown çıktığında "ıı... tarzlarından biraz farklı ama güzel ya" demiştim ama bunu dinlediğimde hemen "coldplay çok bozdu" diye düşündüm. gözünü kapat justin bieber, işin kötüsü gözünü aç yine justin bieber! rihanna ne peki? rihanna ne ya? clocks'u, yellow'u, white shadows'u, violet hill'i, in my place'i ve princess of china'yı aynı adamın yazdığına inanmak çok zor.
chris martin'e de ayrı bozuldum zaten. ben lise 1'den beri hastasıyım kendisinin. bu muydu ya? yellow'daki şirin çocuk, viva la vida'daki genç adam, in my place'deki yakışıklı ve karizmatik genç nerede? naptınız ona ya? olayı anlamak zor değil. efendiliğin karın doyurmadığını anladı, sonucu da princess of china'dır. "artık sen de herkes gibisin" diye girsem çok damar olacak, "beyaz peynir gibiydin kaşara dönmüşsün" desem bi tuhaf olacak o ne öyle, ne diyeceğimi bilemiyorum. gözümdeki 7 yıllık imaj yıkıldı şu anda. kendime yakın buluyodum o ince ezikliği falan. chris martin çok bozdu.
evet, doğru, artık daha çok satacaklar. ama daha önemli şeyler vardı hani, noldu onlara?