"girdim sınıfa, ilk işim çocukların takımlarını sorucam, sırayla sordum fenerliler, galatasaraylılar, beşiktaşlılar teker teker parmak kaldırdı, daha sonra beşiktaşlı olduğumu söyledim, bir daha sordugumda hangi takımlı olduklarını hepsi beşiktaş diye parmak kaldırmışlardı ama ben asıl beşiktaşlıları hafızama kazımıştım tabi" sözleri ile olaya bakışını özetleyen kişiliktir.
bir ramazan günü, galatasaray tribününden bir arkadaşımız beşiktaşta oturan dayısını ziyarete gider ve iftar saatine doğru pide almak için fırının yolunu tutar, mehmet başkan da sıradadır ve elinde bira şisesi vardır.aralarında geçen diyalog ders vericidir;
arkadaş : abi, hem içiyosun hem de pide sırası bekliyosun, nasıl iş bu yahu?
optik başkan : olm ibadet ile ihtiyacı birbirine karıştırmayın.
maçlardan önce;
sabahtan beri hiç birşey yemedik
karnımız acıktı bizim
optik başkan bize yemek ısmarla
parasını alırsın sonra
tezahüratına zaman zaman cüzdanını çıkartıp, tamam çocuklar maçtan sonra diye cevap veren babacan kişiliktir aynı zamanda.
artık cezaevinde olduğunu duymayan kalmadı, buraya yazmanında bir sakıncası yok.