bugün arkadaşımın bebeğini görmeye gittim.
eve geldim üstümde bir yalnızlık...
kendimi düşündüm,
eski sevgilimi
acaba benim de çocuğum olurmuydu diye düşündüm...
itiraf etmek gerekirse bunu onla birlikteyken bile düşünmemiştim
canım yandı
bu kadar uzun aradan sonra ilk kez canım yandı
ama buna sevindim
çünkü uzun süre sonra olsa da bişeyler hissettiğime sevindim
şimdi arasam mı-aramasam mı telaşındayım
biliyorum sabahın beşinde olsa bile açar telefonumu
kıyamaz bana
zaten beni bırakıp gittiğinde en çok o ağladı
bir erkek yalandan ağlamaz derler
inanıyorum bu söze ben onu hiç ağlarken görmedim
onu sevmeyide özledim
balkonda kahve içip fesleğenimizi sulamayıda özledim
fesleğenimiz diyorum çünkü onu ikimiz aldık
ben çiçek sevmeyi bile onda öğrendim...
ama çok cahildim.
yarım yamalak sevdim onu,
korkarak,
gider diye telaşla ama sahiplenemeden sevdim.
bunların hesabını yaparken onu sevmeyi unuttum galiba...
onu çok özledim
kadınlar çocuklarına baba ararmış
o benim için ölene kadar sevgili
çocuğumun babası olabilirmiş gibi.
beyaz çerçevelere o,ben ve çocuğumuz sığabilirmişiz gibi
onu çok özledim
ellerini özledim
görünüşü sert olan ellerinin hassas dokunuşunu özledim
beni kırma korkusuyla sevmesini özledim
kıymet bilmesini özledim
gel dediğinde ona gitmeyi özledim.