film gibi şarkı. tom waits'in sesinin viski olmasından mı, şarkının havasından mı bilinmez, sarhoş eder adamı. her saniye kafada yaratılan sahne değişir, bir bar, bir garson kadın, bir adam ve sürekli biten içkisi, bir otobüs durağı, yine biten içkiler, biraz daha sarhoşluk ve artık biraz daha perişan görünen bir adam.
bu şarkı sanıldığı gibi "an open invitation to the blues" değil aslında, aksine, bir zorla getirilme emri. aç bu şarkıyı, en mutlu anında aç. bak bakalım ayırt edebiliyor musun o davetiyeyi ne ara aldığını bırak, etrafın masmavi olduğu o spesifik anı. adamın ağzına sıçar böyle şarkılar, uzak durun demekse gereksiz.