Bu başlığın ilk entrylerinde takıma bok atanlar utanıyorlardır herhalde... Neler denmemiş ki...
Deron Williams ve Semih Erden sonrasında toparlanamazlar, sıradanlaşırlar denildi ama Arroyo ve Bonsu sayesinde Deron Williams'ı çok da aramıyoruz. Gönlümüz hala onda ve Türkiye ziyareti sonrasında biliyoruz ki onun da bizde; o ayrı...
Türkiye Kupası'nda dört günde 3 zorlu rakibi yenemezler dendi, şampiyon olduk..
çeyrek Finalde Fenerbahçe Ülker karşısında parça pinçik olurlar denildi, olmadık ve eledik.
Yarı finalde Galatasaray Medical Park'ı 3 kez mağlup edemezler dendi, ettik.
Yetmedi araya bir de Efes Pilsen'in Koraç Kupası'nın ardından 2. Avrupa Kupası'nı getirdik.
Bunu ortalama 7-8 kişiyle oynayan bir takım yapıyor. Tıpkı Efes Pilsen'in Koraç Kupası'nı alırken yaptığı gibi.
Eee yeter daaaa... O eleştirenler artık az buçuk da bir takdir etsinler.
Rakibin de olsa onu övmek ve yüceltmek aslında seni yüceltir.
Yine de bu takımın Efes'i dört kez yenip yenmeyeceği en çok merak edilen...
Nasıl oldu da bu takım bunca güçlü rakip arasından buralara geldi diye soran yok...
Ve eeey Beşiktaş Yönetimi;
Az bir şey elinden tutunca gör işte basketbol sana nasıl geri dönüyor...
en büyüğü olmamasına rağmen bir Avrupa Kupası kazandın... Milyon dolarlar harcadığın futbol sana bu başarıyı hiç bir zaman bahşetmedi.
Umarım kulübün borçlarından dolayı basketbol şubesine yatırımlar durdurulmaz, Demirören grubu sponsorluktan çekilmez de önümüzdeki yıllarda ülkemizi daha iyi temsil edecek duruma geliriz.