bir kıza trende açma ısmarlamak

entry1 galeri
    1.
  1. * bu bir açmanın hikayesi sayılabilir. aslında herşey bakırköy kitapçı köprüsünde, arkadaşımla keman çalmamızla başladı. her zamanki gibi ölü bir ruh haliyle çalmaya başlayıp çabucacık moda girdim, kendimi müziğin akışına bıraktım. çalmamız bittiğinde enerji dolu bir haldeydim.
    eve dönme vakti gelmişti. aşağı indik ve tren beklemeye başladık. ancak ben yerimde durabilecek gibi değildim. tren raylarına atlayasım geliyordu. o sırada üç tane yurdum genci kız gördüm. birilerinin dedikodusunu yapıp gülüşüyorlardı. konuşmak istedim ama kendi aralarında konuşuyorlardı ve fırsatım olmadı.

    tren geldi, trende kızlarla aynı vagona bindik. arka çaprazımıza oturdular. ilginçtirki vagonda, hemen önümüzde, simit tezgahıyla bir simitçi vardı. arkadaşım bir tane açma aldı. onun açma almasıyla da benim aklıma bir fikir geldi. kızlara açma alacaktım. ama nasıl olacaktı? gidip "size açma aldım. alın, yiyin" gibi hödösçe bir yaklaşım sergileyemezdim. karşımda oturan adama danıştım. güldü sadece. ama ben kafaya koymuştum. simitçinin yanına gittim ve bir tane açma istedim. o açmayı kağıda sararken "ama benim için değil" dedim. "şu arkadaki kızlar için, gidip verebilir misiniz rica etsem? yan masadan gönderdiler diyin" dedim. geçtim yerime beklemeye başladım.

    simitçi, kızlara doğru hareketlenir gibi oldu ancak simit arabası kayıyordu. önümde oturan adamdan arabayı tutması için rica ettim. simitçi çok panik bir hal aldı. bana, "ben bunu yapamam" gibilerinden mimikler yapmaya başladı. ellerimle "n'olur" şeklinde bir işaret yaptım. bunun üzerine beni kırmadı ve kızların yanına gitti. gittiği gibi de geri döndü. sanırım kızlar olayın çoktan farkına varmışlardı. gizli yürüttüğümüz bu kooperatif operasyon çoktan anlaşılmıştı. hayal kırıklığına uğramıştım.

    karşımdaki adama "neden!?" dedim. "bir açmayla olacak iş değil" dedi. bu sırada kızlardan "evlenecek yaşa geldik hala açma alsdahsdh" şeklinde bir ses duyuldu. aynı ses tonuyla "evlerine gidince portakallı ördek yiyen insanlar mı bunlar? simit bizim yiyeceğimiz değil mi?" dedim. yanımdaki arkadaşım da, karşımdaki adam da olayın başından itibaren gülüyordu. kızlardan da kıkırdaşmalar geliyorlardı.
    kızlara döndüm "afedersiniz. problem açmayla mı ilgili?" dedim. "yoksa çatalda alabilirdim. çatal alayım isterseniz?" diye ilave ettim.
    "hayır, istemiyoruz" dedi en yakın oturan kız suratını asarak.
    "siz simitgillerden değilsiniz sanırım?" dedim.
    "hayır, problem sizinle ilgili. başlamasın bence hiç." dedi.
    şaşırdım. "başlamadan bitsin mi istiyorsunuz?" dedim. duraksadı.
    "ben, açmayı bir karşılık beklemeden almıştım. o bir hediyeydi." diye ekledim.
    bu sefer işi prensip meselesine dönüştürüp "sizin yerinizde başka biri olsaydı da almayacaktık o açmayı." dedi, üçü birlikte feminist kadın bakışları attılar ve sırtlarını döndüler.

    arkadaşım ve karşımdaki adam birkaç durak geçmeden indiler. kucağımda açmayla kalakaldım. yazıktır dedim ama ancak yarısını yiyebildim. öteki yarısını ise eve getirdim. onu da yarın sabah yerim artık.
    0 ...